29 Haziran 2010 Salı

"Turntable soul : Belleruche"


Klişelerden yorulmuş olanlar, caz müziği turntable ile harmanlayıp dinleyicinin beğenisine sunan Belleruche ile en kısa zamanda tanışmalı. Enerjik, ritmik, farklı tınıları iyi bir vokalle birleştirerek pek çok dinleyicinin aradığı tarzı yaratmayı başaran grup popülerlikten uzak kendi çizgisinde emin adımlarla ilerliyor.
Londra kökenli grup, Kathrin deBoer, Ricky Fabulous ve DJ Modest üçlüsünden oluşuyor.
2007 yılında yayınladıkları "Turntable Soul Music" albümüyle büyük beğeni toplayan Belleruche üyeleri geçtiğimiz yıllarda Babylon'da dinleyicilerle buluşmuştu.

Özetle Belleruche, caz seven ama salt cazla yetinmeyenler için ideal !
Grubu tanımaya "Minor Swing"le başlayabilirsiniz...

Albümler


Turntable Soul Music (2007)
The Express (2009)
The Liberty EP (2010)

Önerilerim

Minor Swing
Anything You Want (Not That)
Balance
Reflection
Alice
It'll Come
Northern Girls
Bump
The Itch
Bought & Sold

Belleruche web : http://www.belleruche.com/

Belleruche Myspace: http://www.myspace.com/belleruche


"Nat King Cole"

Sesini dinlerken kendinizi bulutların üzerinde hissetmenizi sağlayan müzisyen Nat King Cole, 45 yıl önce aramızdan ayrılmış olsa da, klasik haline gelmiş şarkılarıyla bizi büyülemeye devam ediyor...
Unforgettable, L-O-V-E ve Mona Lisa gibi pek çok şarkıyı ve kızı Natalie Cole'u caz dünyasına kazandıran ünlü müzisyen, 17 Mart 1919'da ABD'nin Alabama eyaletinde dünyaya geldi.Kilisede org çalan annesinden 12 yaşına kadar ders aldı. Ardından daha resmi dersler alarak müzik öğrenimine devam etti. İlk canlı performansını dört yaşında iken sergiledi. Eğitimi sadece caz türünde olmadı,cazın yanı sıra Avrupa klasik müziği eserlerini de öğrenerek klasik müziği de öğrendi. Örneğin sergilediği Johann Sebastian Bach'tan Sergei Rachmaninoff'a adlı performansı bunu en iyi şekilde kanıtlar.
Ailesiyle Bronzeville'de yaşarken, civardaki kulüplerde Louis Armstrong, Earl Hines, Jimmie Noone gibi müzik dünyasının ünlü isimlerinin şarkılarını dinledi.
Ayrıca aynı yıllarda Walter Dyett'in bir projesi olan DuSable High School adlı okulda yapılan bir programda yer aldı.
Earl Hines'ın eserlerini çalarak, profesyonel kariyerine 1930'lu yılların ortalarında Nat Cole ismiyle henüz çok gençken başladı. Abisi Eddie Coles da daha sonra bas gitarist olarak Nat'in grubuna Eddie's adıyla 1936 yılında katıldı. O yıl ilk kayıtlarını aynı isimle yaptılar. Ardından düzenli olarak civardaki müzikli yerlerde sahne almaya başladılar.
Sonraları yine bir jazz performansı sırasında King takma adı onun için kullanıldı.
Aynı zamanda Broadway Tiyatrosunda piyanistlik yaptı. Eubie Blake'in revüsünde çaldı. Ardından Long Beach- Kaliforniya'da kalmaya karar verdi.

Nat Cole ve üç müzisyen önce King Cole Swingers adlı grubu kurdu. Grup ilk kurulduğu zaman Long Beach'deki canlı müzik yapılan barlarda çaldı ve haftada 90 dolar kazanır bir duruma geldi. Bu para, 1930'lu yıllara göre bir grup için yüksek bir paraydı.
Nat daha önceki grubu olan Shuffle Alongun dansçısı Nadine Robinson ile evlendi. Evlendikten sonra Los Angeles'a taşındılar ve orda Cole Nat King Cole üçlüsünü kurdu. Üçlüde, Nat piyanoda, Oscar Moore gitarda ve Wesley Price da bastaydı. grup 1930'lu yılların sonlarına kadar Los Angeles'da çaldı ve bir çok demo kaydetti. Grupta Nat'in rolü piyanoyu çalmak ve topluluğa liderlik etmekti. Nat şarkıcılık kariyerine, barda bulunan önemli bir müşterinin Sweet Lorraine'i söylemesinin istemesine kadar başlamadı. Olay aynen şöyle gelişmişti. Müşteri çok zengin ve gece klübüne sürekli gelen bir şahsiyetti. Ardından bir şekilde Nat'den Sweet Lorraine'i söylemesini istedi. Nat de bu teklifi Pen piyanistim piyano çalarım şarkı söylemem diyerek reddetti. Hemen sonrasında müşteri Yoksa bilmiyormusun? diyerek tekrar Nat'e yüklendi. Fakat Nat tekrar bu teklifi Tabii ki biliyorum ama yapmayacağım diyerek ikinci kez geri çevirdi. Bunun üzerine müşteri bunu patrona ileteceğini söyleyerek uzaklaşıp patrona gitti. Bu olaydan sonra patron Nat'in yanına gelerek onun buranın en önemli müşterisi olduğunu ve şarkıyı söylemek zorunda olduğunun aksi halde Nat'in ve grubunun işine son vereceğini söyledi. Bunu üzerine Nat'in şarkıcılık kariyeri başladı. 1928 yapımı Sweet Lorraine 1940 yılında Nat'in ilk hit parçası oldu.

II. Dünya Savaşı sırasında Wesley Prince'ın gruptan ayrılması üzerine Nat onun yerine Johnny Miller'ı gruba dahil etti. Ardından üçlü 1943'te Capitol Records addlı müzik şirketiyle anlaşma imzaladı. Nat tüm kariyeri boyunca bu şirketle çalışmaya devam etti. Nat'in albümlerinin hem müzikal anlamda hem de parasal anlamda başarılı olmasından sonra Capitol Records Los Angeles-Hollywood and Vine adlı bölgede büyük bir bina yaptırdı. 1956'de inşası biten binaya the house that Nat built de denmektedir.
Cole, bir caz piyanisti olarak düşünüldü. Konserlerinde sürekli piyano çaldı. İlk konseri Jazz at Philharmonic(Mercury Records kayıtlarında Shorty Nadine olarak geçer) ismini taşımaktaydı. Oluşturduğu grupta, piyano, bas ve gitarın bir arada bulunması o yılar için bir devrim niteliği taşımaktaydı. O günden sonra bu türdeki caz grupları ünlü olmaya başladı. Bu tarz dönemin ünlü müzisyenleri tarafından geliştirilip günümüze kadar ulaştı. Bu müzisyenlerin arasında Art Tatum, Erroll Garner, Oscar Peterson, Ahmad Jamal, Tommy Flanagan gibi piyanistlerin yanı sıra blues piyanistleri Charles Brown ve Ray Charles da yer aldı. Cole ayrıca, Lester Young, Red Callender, ve Lionel Hampton gibi müzisyenler ile de piyano çalıp performansını sergiledi.
The Page Cavanaugh Trio'su da Cole'un triosu ile aynı zamanda yani savaş sonrasında kuruldu. (Günümüzde bile hangisinin daha iyi olduğu tartışılsa da genellikle Cole'un triosunun daha iyi olduğu iddia edilmektedir.)

Cole'un ilk ciddi şarkıcılık deneyimi,1943 yılında kendisine ait bir şarkısı olan "Straighten Up and Fly Right" ın kaydedilmesi ile göze çarpar.
Capitol Records'dan Johnny Mercer bu şarkıyı kaydetmeleri için Cole'u şirkete davet etti. Kayıt gerçekleşip piyasaya sürüldükten sonra bu yapım geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. 500 bin kopyadan fazla sattı. Bu şarkıya rağmen Nat hiç bir zaman bir rock sanatçısı olarak görülmedi. Fakat yine de bu şarkı ilk rock and roll yapımlarından biri olarak gösterilmektedir. Ayrıca Bo Diddley, Cole'u etkilendiği kişiler arasında saydı.
1940 yılının sonlarına doğru Cole, daha fazla dinleyiciye ulaşabilmek adına daha çok pop motifleri ile süslü şarkılar kaydetti. Bunu telli çalgılardan oluşan bir orkestra ile birlikte çalışarak gerçekleştirdi. Bir pop ikonu olarak benimsenmesi The Christmas Song gibi bir hit şarkısı ile birleşti, pekişti. Bu şarkıyı Cole tam dört kez farklı koşullarda kaydetti. Bunlar 1946, 1953, 1961 ve 1961 yıllarında kaydedildi. Son kayıt, The Nat King Cole Story albümünde yer aldı ve stereo olarak kaydedildi. Hatta parçanın bu sürümü, günümüzde de sık sık çeşitli yerlerde çalmaktadır.
Cazdan popa doğru kayması, hayranlarının ve müzik eleştirmenlerinin konusu haline gelince Cole, tekrar özüne döndüğünü ve asla cazdan kopmadığını göstermek amacı ile 1956 yılının sonlarına doğru, After the Midnight adlı bir albüm kaydetti.

5 Kasım 1956 tarihinde kendi adını taşıyan The Nat King Cole Show!! adlı televizyon programı NBC adlı Amerikan televizyon kanalında yayınlanmaya başladı. Televizyoncuların Cole'un programını, Amerika'da ilk siyahi bir Amerikalı'nın sunduğu program olarak anons etmelerine karşın, program ile beraber Cole'un büyük bir caz piyanisti ve şarkıcı olduğu herkes tarafından anlaşıldı ve öğrenildi. Ancak
Televizyon programı, sponsorların siyahi bir sanatçıyı desteklemek istememesi ve programa hiç bir kuruluşun sponsor olamaması nedeniyle iptal edildi. Cole'e, tüm yaşamı boyunca ırkçılık yapıldı. O da bu ayrımcılığı yapan bazı yerlerde sahne almadı, teklifleri reddetti. 1956 yılında sahnede Little Girl adlı şarkısını söylerken White Citizens Council üyeleri tarafından saldırıya uğradı. Bu olay BirminghamAlabama'da gerçekleşti. Daha önceden de, yine burda aynı grubun Cole'u kaçırma girişiminde bulunduğu için Cole, bir daha Güney Amerika'da sahne almadı.
1950'li yıllarda Nat Cole ardı ardına bir çok hit parça yaptı. Bunlardan bazıları, "Smile", "Pretend", "A Blossom Fell", "If I May" gibi parçalardır. Parçaları günün en iyi aranjörleri ve yapımcılarının ortak çalışması ürünüdür. Bu kişiler arasında Nelson Riddle, Gordon Jenkins, Ralph Carmichael gibi isimler vardır. Riddle, 1950 yılında çıkmış olan Cole albümlerinden onun ilk 10 inç uzunluğunda albümü olan Nat King Cole Sings For Two In Love(1953) albümünü ve başka bir kaç albümünü aranje etti. Jenkins de listelerde 1 numaraya kadar yükselmiş olan albüm Love Is the Thing'i 1957 yılı Nisan'ında aranje etti.

Cole harikalar yaratan elleriyle1958 yılında Cole, ispanyolca albümü Cole Espanol albümünü kaydetmek üzere Havana-Küba'ya gitti. Bu albüm ABD'de ve Latin Amerika'da çok tutuldu.Ardından çıkan iki albüm de bu albümün başarısından dolayı İspanyolca ve Portekizce dillerinde oldu. 1959 yılında çıkan A Mis Amigos ve 1962 de çıkan More Cole Espanol albümleri bahsi geçen albümlerdir. "Ansiedad" adlı Venezuela hiti, A Mis Amigos albümünde yer almaktadır. Cole şarkının sözlerini 1958'de Caracas da şarkı söylerken öğrenmiş ve İngilizce dışında diğer dillerde şarkı söylemeye devam etti.

Bu müzikal anlamdaki değişim sonucu, 1950'li yılların sonunda Nat Cole,yeni parçalarının genç dinleyiciler tarafından çok rağbet görmediğin farketti. Bunun üzerine rock tarzını andıran Send For Me parçasını kaydetti. Parça listerde 6 numaraya kadar yükseldi.
Cole, 1960'lı yıllarda da bir kaç tane sevilen parça yaptı.bunların arasında 1962 yılının Ağusutos ayında yaptığı Ramblin Rose, "Dear Lonely Hearts", "Those Lazy, Hazy, Crazy Days Of Summer", ve "That Sunday, That Summer" gibi şarkılar bulunur.
Bu yıllarda, bazı kısa metrajlı filmlerde de rol aldı. Bunlardan en önemlisi Saint Louis Blues adlı filmidir (1958).Bundan başka,The Nat King Cole Story, China Gate, ve The Blue Gardenia gibi yapımlrda da rol aldı. Son filmi Cat Ballou ölümünden bir kaç ay sonra 1965'de yayınlandı.

Cole, 15 Şubat 1965 tarihinde akciğer kanserinden, kariyerinin zirvesindeyken öldü.
Son albümü L-O-V-E, 1964 yılının Aralık ayının ilk günlerinde akciğer kanseri tedavisi nedeniyle hastaneye yatmasından bir kaç gün önce tamamlandı.
Albümün çıkışı da ölümünden bir kaç gün öncesine rastlar. Billboard listesinde bu albüm dört numaraya kadar yükseldi (1965). 1957 yılında kaydettiği single'ı "When I Fall In Love" 1987 yılında İngiltere müzik listelerinde zirveye kadar yükseldi.
1983 yılında Capital Record'dan gelen bir açıklamaya göre,Cole'un kaydedip de yayınlanmayan başka parçalarının da bulunduğu söylendi.Bu şarkılar arasında, Japonca bir şarkı ve İspanyolca "Tu Eres Tan Amable" bulunur. Capitol records sonraki yıl Unreleased isimli bir albüm ile bunları piyasaya sürdü.

Cole, 1990 yılında Hayat Boyu Başarı dalında Grammy ödülüne layık görüldü. Ayrıca , Alabama Music Hall of Fame ve Alabama Jazz Hall of Fame gibi kurumlarda da yer aldı.
1991 yılında Mosaic Records adlı bir Amerikan müzik şirketi The Complete Capitol Recordings of the Nat King Cole Trio adıyla Capitol Records'dan çıkan tüm Nat King Cole ve Trio'sunun parçalarını yayınladı. Bu set 18 adet diskten oluşmaktaydı ve 349 tane şarkı içermekteydi.
Nat'in en küçük erkek kardeşi Freddy Cole ve Nat'in kızı Natalie Cole da şarkıcıdır. 1991 yılında Natalie Cole, kendi sesi ve babasının sesini birleştirerek Unforgettable'ı yeniden düzenledi ve albümünde bu şarkıya yer verdi.Şarkının ismini taşıyan bu albüm 1992 yılında yedi adet Grammy ödülü kazandı.

Albümler

1944 The King Cole Trio - Capitol Records (10 inch LP)
1946 The King Cole Trio Volume 2 (10 inch LP)
1948 The King Cole Trio Volume 3 (10 inch LP)
1950 Nat King Cole At The Piano (10 inch LP)
1952 Penthouse Serenade (10 inch LP)
1952 Top Pops (10 inch LP version)
1952 Harvest Of Hits (10 inch LP)
1953 Sings For Two In Love (10 inch LP)
1954 Unforgettable (10 inch orjina, 12 inch sonraki yıl)
1955 Penthouse Serenade (12 inch LP sürüm)
1955 Nat King Cole Sings For Two In Love (12 inch LP sürüm)
1955 10th Anniversary Album (12 inch LP sürüm)
1955 Top Pops (12 inch LP sürüm)
1955 The Piano Style of Nat King Cole
1956 Ballads of the Day
1957 This Is Nat King Cole
1957 After Midnight
1957 Just One Of Those Things
1957 Love Is The Thing
1958 Cole Español
1958 St. Louis Blues
1958 The Very Thought Of You
1958 To Whom It May Concern
1959 Welcome To The Club
1959 A Mis Amigos
1960 Tell Me All About Yourself
1960 Everytime I Feel The Spirit
1960 Wild Is Love
1960 The Magic of Christmas
1961 The Nat King Cole Story
1961 The Touch of Your Lips
1962 Nat King Cole Sings, The George Shearing Quintet Plays
1962 Ramblin' Rose
1962 Dear Lonely Hearts
1962 Chartbusters: Volume 2 (Capitol Toplama LP, "Ramblin Rose" ile )
1962 More Cole Español
1962 Swingin' Side Of Nat King Cole (Reissue Of "Welcome To the Club")
1963 Nat King Cole Sings the Blues (Reissue Of St. Louis Blues)
1963 Those Lazy-Hazy-Crazy Days of Summer
1963 Chartbusters: Volume 3 (Capitol Compilation LP, features "That Sunday, That Summer" & "Mr. Wishing Well")
1963 Top Pops 1955 albüm)
1963 Where Did Everyone Go?
1963 The Christmas Song (Reissue Of Magic Of Christmas plus title song)
1964 Chartbusters: Volume 4 ( "My True Carrie, Love" ile)
1964 Nat King Cole Sings My Fair Lady
1964 Let's Face The Music!
1964 I Don't Want To Be Hurt Anymore
1965 L-O-V-E (Cole ölmeden bir kaç hafta önce yayınlandı)

Filmler

Yurttaş Kane (1941)
Here Comes Elemer (1943)
Pistol Packin' Mama (1943)
Stars on Parade (1944)
See My Lawyer (1945)
Istanbul (1957)
China Gate (1957)
St. Louis Blues (1958)
Night of the Quarter Moon (1959)
Cat Ballou (1965)

Önerilerim


L-O-V-E
Smile
When I Fall In Love
The Christmas Song
Unforgettable
Mona Lisa
Stardust
Joy To The World
Deck The Halls
Let There Be Love
Straighten Up and Fly Right
Nature Boy
O Holy Night


Nat King Cole web : http://www.natkingcole.com/

Nat King Cole web II : http://natkingcole.50webs.com/

Natalie Cole web : http://www.nataliecole.com/
Kaynak : Last fm, Wikipedia, resmi web sitesi.

Ps : Natalie Cole 31 Temmuz'da İstanbul True Blue'da konser verecek.Bilet için tıklayınız.


28 Haziran 2010 Pazartesi

"Carlos Santana"


Carlos Augusto Alves Santana, yıllar önce babam sayesinde müziğiyle tanıştığım, benim için yeri apayrı olan gitar virtüözü...

Biyografi

1947 doğumlu Grammy ödülü sahibi Meksikalı müzisyen ve gitarist.
Büyük müzisyenin babası Jose Santana da bir Mariachi müzisyenidir.
Çocukluğunda viyolonsel çalan Santana ondan haz alamayınca gitarı denemiştir.
Daha 12-14 yaşlarında kulüp türü yerlerde müzik yapmaya başlar. İlk grubu olan "Santana Blues Band" tamamıyla jazz ve blues tarzı müzikler yapar.
B.B.king gibi büyük müzisyenlerden etkilenir…
Kertenkele hareketlerini andıran bir stille çalar gitarı. Sayısı 35’e yaklaşan stüdyo albümü ve iki katı kadar da volume, best of tarzı toplama kasetleri ve videolarıyla erişilmesi güç bir rekorun da sahibi aynı zamanda. Ülkemize iki kere konsere gelmiş bulunmaktadır.
Kendi adını taşıyan ilk albümünü 1969 da çıkarmıştır. Aldığı en büyük ödül "Rock and roll hall of fame"dir.
1999’da piyasaya çıkan geri dönüş albümü "Supernatural" 9 grammy ödülü kazandırmıştır. Albüm 24 milyon kopya satmıştır. "Shaman" ismili albümü 2002 yılında çıkmıştır ve bu albümdeki You’re My Kind şarkısı büyük beğeni toplamıştır.
2007 yılında çıkan "Carlos Santana and Wayne Shorter - Live at the Montreux Jazz Festival" ve 2010 yılında yayınlanan "Supernatural Legacy Edition" sanatçının son iki albümüdür.

Albümler

Grup

Santana (1969)
Abraxas (1970)
Santana III, (1971)
Caravanserai (1972)
Welcome (1973)
Lotus (Live) (1974)
Borboletta (1974)
Amigos (1976)
Festival (1977)
Moonflower (1977)
Inner Secrets (1978)
Marathon (1979)
Zebop! (1981)
Shango (1982)
Beyond Appearances (1985)
Freedom (1987)
Spirits Dancing in the Flesh (1990)
Milagro (1992)
Sacred Fire: Live in South America (1993)
Woodstock Exprience (2009)

Solo

Carlos Santana & Buddy Miles! Live! (1972; Buddy Miles)
Love Devotion Surrender (1973; John McLaughlin)
Illuminations (1974; Alice Coltrane )
Oneness: Silver Dreams, Golden Reality (1979)
The Swing of Delight (1980)
Havana Moon (1983; Booker T & the MGs, Willie Nelson, ve The Fabulous Thunderbirds )
Blues for Salvador (1987)
Santana Brothers (1994; C.S. Jorge Santana & Carlos Hernandez )
Santana Live at the Fillmore (1997)
Supernatural (Santana Albümü) (1999)
Shaman (2002)
All That I Am (2005)
Carlos Santana and Wayne Shorter - Live at the Montreux Jazz Festival 1988 (2007)
Supernatural Legacy Edition (2010)

Önerilerim

Black Magic Woman
She's Not There
Samba Pa Ti
Bella
Evil Ways
Soul Sacrifice
Oye Como Va
Smooth
Blues for Salvador
Maria Maria
Europa
Africa Bamba
No One To Depend On
Put Your Lights On

Carlos Santana web: http://www.santana.com/
Kaynak : Lastfm

"Sertab Erener'den yeni albüm : Rengârenk"

Yaz aylarında yaşanan yeni albüm bolluğu, artık alıştığımız bir durum.
Her albümde aynı melodileri duymak, benzer ritmlerle süslü bir sürü şarkıyı birbiri ardına dinlemek bizi pek de hoşnut etmiyor. İşte bu hoşnutsuzluğa iyi gelebilecek bir önerim var.
Sertab Erener, pop müzik severler için iyi bir seçim olabilecek "Rengârenk" albümünü geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle piyasaya sürdü.
Prodüktörlüğünü Sertab erener'in kendisinin üstlendiği albüm, 13 şarkı ve 4 remiks'den oluşuyor.
Albümde, Nil Karaibrahimgil, Soner Sarıkabadayı, Demir Demirkan, Raquib Alam, A. R. Rahman ve Sinan Kaynakçı gibi müzisyenlerle çalışan sanatçı söz ve müziği Hakkı Bulut'a ait "İkimiz Bir Fidanın" isimli şarkıyı da coverladı.
Albümü dinlediğimde hint ezgilerinin üzerine Nil Karaibrahimgil imzalı sözler taşıyan "Rengarenk", sözü ve müziği Sinan Kaynakçı'ya ait olan "Bir varmışım bir yokmuşum", Michel Fugain'in Une belle histoire şarkısının türkçe sözlerle bezenmiş hali "Asla", Ersel Serdarlı imzalı "İstanbul", Sibel Algan çalışması olan "Ayrılık ve biz" dikkatimi çeken şarkılar arasında yer aldı. Özellikle "Ayrılık ve biz"i dinlerken şarkının o yalın ve sakin havasını pek sevdim.
Yalnız bir cover çalışması olan "İkimiz bir fidanın" albümde neden yer aldığına bir anlam veremedim, düzenlemesini de hiç beğenmediğim için şarkının ne zaman biteceğini sabırsızlıkla bekleyerek dinledim, albümün genel duruşuna ve müzikal yapısına uymadığını düşündüm.
Ayrıca daha önce piyasaya sürülen "Bu böyle" ve "Açık adres" şarkılarının da yer aldığı albümün son 3 şarkısı "Koparılan Çiçekler" için yapılan 3 remiksten oluşuyor.
Türkçe Pop müziği sevenler ve yaz ayı için ideal bir albüm olduğunu söyleyebilirim.
Ama benim için en iyi Sertab albümünün hala "Sertab Gibi" olduğunu da ısrarla belirtmek isterim.

Albüm

Rengârenk
Bir Varmisim Bir Yokmusum
Koparilan Çiçekler
Asla
Bir Damla Gözlerimde
Ikimiz Bir Fidanin
Bir Çaresi Bulunur
Avare
Istanbul
Ego
Bu Böyle
Ayrilik Ve Biz
Açik Adres ( Akustik )
Koparilan Çiçekler ( Akustik )
Koparilan Çiçekler Remix – David Saboy ve Ozan Yilmaz
Koparilan Çiçekler Remix – Philippe Laurent
Koparilan Çiçekler Remix – Burak Yeter

"Nev-i şahsına münhasır bir grup : Sakin"

Türkçe sözlü müzik yapan alternatif müzik grupları arasında pırıl pırıl parlayarak kendilerine şahane bir dinleyici kitlesi edinen "Sakin", ilk ve henüz tek albümleri "Hayat" ile damarlarınızda kaliteli söz ve müzik dolaştırıyor.
Son zamanlarda ortalıkta sıkça rastladığımız, kısa ömürlü içi boş sözüm ona rock gruplarından sıkılanlar için "Sakin" çok yerinde ve sağlam bir öneri olacaktır diye düşünüyorum.
Söz yazarken özgür davranan, belli kalıplar içine girmeyen, müzikal alt yapısını henüz ilk albüm olmasına rağmen çok iyi tutarak beklentilerimizi tavan yaptıran Sakin, hali hazırda piyasada bulabilceğiniz ve başucu albümü olabilecek kadar dolu bir albüm olan "Hayat"la sizi kendi dünyalarına misafir ediyor...

1999 yılında gitar ve vokalde Onur Özdemir ile Özdemir Dereli tarafından kurulan Sakin; davulda Çağrı Küçükyıldız’ın katılımıyla ilk beste çalışmalarına başladı.2000 yılında gruba Cenker Kökten dahil oldu ve davul Emre Yıldız'a devredildi.Bu kadroyla Boğaziçi Üniversitesi'nde bir çok konser veren grubun kadrosu 2001 yılında Emre Yıldız'ın ayrılıp Spner Özışık'ın katılmasıyla şu anki halini aldı.
Sakin 2002,2003,2004 yıllarında çeşitli festival ve üniversite konserleri başta olmak üzere alternatif bir çok mekanda sahne almaya, bir yandan da beste çalışmalarını yapmaya devam etti.
2005 grup için son düzeltmeler yılıydı, hazırlık aşaması tamamlandı ve demo kayıtları yapıldı.
Demo şarkıların oldukça beğenilmesiyle birlikte SAKİN, 2006 yılında bir çok mekan ve konserin aranılan ismi durumuna geldi.

Nihayetinde 7 Mart 2008'te ilk albüm "Hayat" Rakun Müzik etiketiyle dinleyicilerle buluştu. Albümün ilk videosu ve ilk lanse edilen şarkısı "Denek Hayatım", Pamukova'da gerçekleşen hızlı tren faciası ve bununla ilintili olarak 'hayatı denek gibi yaşama' fikrinden yola çıkılarak yazıldı.

Aldığım duyumlar doğruysa ikinci albümü 2010'un sonbahar aylarında dinleyebileceğiz ama o zaman kadar "Hayat"ın tadını çıkarın...

Sakin - Hayat
Rakun Müzik, 2008









1.Kor Bir Ay
2.Ikarus Basarsa
3.Laleler Beyaz
4.Bir Ses
5.Edepsiz Komedya
6.Bu Defa
7.Denek Hayatim
8.Yagmur Güncesi
9.Kirmizi Oda
10.Dönsün
11.Sentetik Sezar

Tüm söz ve müziklerin grup üyelerine ait olduğu albümdeki kilit cümleler:

Kor Bir Ay: "İndirdim yetişkinliğimi oyun alanına."
Ikarus Başarsa: "Tekil hayatlar da bir gün devrim yapar ya!"
Laleler Beyaz: "Söz durdu, artık sen ve ben ve uçsuz zamanım."
Bir Ses: "Sen küçük kız bize alkış tut, hayat batırırken.."
Edepsiz Komedya: "Seni sorana her yanım derim ve dahasını da eklerim ellerini uzat ki dokunsun parmaklarım."
Bu Defa:"Bir defa kalsam yanında, hayat güzel hikayemde kalınca"
Denek Hayatım: "Ağladık, ağlaştık dünyaları kopardık farkındayız bugün, sonrası hep aydınlık sebepsiz ve sonuçsuz denek hayatım.."
Yağmur Güncesi: "Sıkıştım; sen hala ilerlet istif insanları,duraklar yüzbinlerce boğaz boyunca..."
Kırmızı Oda: "Bir kırmızı oda düşle,yerde uzanmış, duvarda isimsiz yıldız nasıl yaşlanmış."
Dönsün: "Yazıldığım tarih yutar beni, anlar mısın?"
Sentetik Sezar: "Bir oda var hem ufacık hem gözü görmez,her yerine bağ dolanır sürünürken,dur dokunma! cismin bulaştırır,bir odam var hiç görmediğin."

Sakin web : Grubun resmi web sitesi şu an kapalı, myspace'den kayıtlarına ulaşılabilir.



25 Haziran 2010 Cuma

"Efsane Michael Jackson"

"Efsane Michael Jackson"

Çocukluğumda Michael Jackson şarkıları dinler, beyaz çoraplar ve makosen ayakkabı giyip evin uzun koridorunda ayna karşısında onun gibi moonwalk yapmaya çalışır, deli gibi dans ederdim. Başımı sallar, çılgın dönüşler yapar, şarkılarını ezberlemek için kasedi sürekli ileri geri sarıp sözlerini anlamaya çalışır,okunduğu gibi kağıtlara yazar, ardından o şekilde ezberlerdim!
Pek çoğumuzun çocukluğu onunla geçmiştir, Billie Jean, Thriller, Black or White, Smooth Criminal , Bad ve diğerleri doğum günü partilerimize eşlik etmiştir.
Michael Jackson'ın ölümüyle çocukluğumdan bir parçanın da onunla birlikte gittiğini hissetmiştim. Bugün bakıyorum ki aradan bir yıl geçmiş bile,hala ölümünün şaibesi tam anlamıyla gün yüzüne çıkamadan geçen koskoca bir yıl...
Sanatçıların, fazla üretken ve yaratıcı insanların toplumdan farklı olmaları, hayatlarını farklı şekilde yaşamaları,aşırılıkları, saplantıları, fazla ün ve lüks içerisinde kendilerini yalnız hissetmelerinden doğan ağır depresyonları olabiliyor kuşkusuz.
Michael Jackson'ın bonus saçlı küçük zenci çocukluğundan, bembeyaz teni ve estetikten şekil değiştirmiş yüz hatlarına siyah peruğunun eşlik ettiği zamana dek tek değişmeyen müziğinin kalitesi, dansı, sahne performansı ve tükenmek bilmeyen enerjisiydi.
Hakkında ne yazılırsa yazılsın, ne söylenirse söylensin, şarkılarıyla ve dansıyla dünya çapında bir star olduğu gerçeğine gölge düşmedi,düşemedi.
Şekiller değişir, insanlar değişir,ruh halleri değişir ama çocukluğunuzda dinlediğiniz ve keyif aldığınız o anın sizdeki etkileri değişmez.
Özellikle '80 doğumlu bizler ve Michael Jackson'ı daha yakından tanımak isteyenler için,ölümünün 1.yılında çeşitli ınternet sitelerinden derlediğim biyografiyi paylaşıyorum.


Biyografi
29 Ağustos 1958 tarihinde, Amerika'nın indiana Eyaleti'nin, Gary şehrinde doğdu. On çocuklu bir ailenin sekizinci üyesi olarak dünyaya gelen sanatçının tam adı, Michael Joseph Jackson'dır. Şarkıcının fabrika işçisi olan babası, Joseph Jackson, müziğe tutku derecesinde bağlıydı ve boş zamanlarında gitar çalıyordu. Eşi Katherine (Scruse) ile evlenip kalabalık bir aile haline geldikten sonra, bu ilgisini çocuklarına da aşıladı.
60'lı yılların başlarında büyük erkek kardeşleri, Jackie, Tito ve Jermaine, babaları tarafından organize edilen "The Jackson Brothers" adında bir grup kurarak, kulüplerde şarkı söylemeye ve yarışmalara katılmaya başladılar. Jackson'un sahip olduğu ses ve dans yeteneği, kısa zamanda fark edildi. Henüz yaşı küçük olmasına rağmen, özellikle solo şarkılardaki performansı nedeniyle, 1964'de, diğer kardeşi Marlon'la birlikte gruba dahil edildi. Artık beş üyeden oluşan kardeşler, grubun adını "The Jackson 5" olarak değiştirdi.

1968'e kadar geçen süreçte, amatör çalışmalarına gece kulüplerinde ve barlarda devam eden grup, Harlem-New York'ta bulunan Apollo Tiyatrosu'nda düzenlenen bir yarışmada birinci gelerek, dönemin en ünlü R&B plak şirketi Motown'ın kurucusu Berry Gordy'nin dikkatini çekti. 1968'te Motown'la imzaladıkları sözleşmeden sonra California Dreamin'ya taşınan grubun yıldızı hızla parlamaya başladı. Sözkonusu şirketten Suzanne de Passe'ın menajerliğinde çıkan ilk dört single, "I Want You Back", "ABC", "The Love You Save", "I'll Be There" listelerde bir numaraya oturdu. O-Jays grubu ve James Brown gibi soul müziğin önderlerinin izinden giden The Jackson 5, 70'lerin başında zenci pop ve soul vokal gruplarının dünya çapında bir numaralı temsilcisi haline gelmişti. Michael Jackson ise, bu yeni müzik tarzını kendi içerisinde, dansıyla birlikte harmanlayarak, özgün bir tarza dönüştürecek, kendi kulvarında yalnız koşacaktı.


Grubun bu hızlı yükselişinden sonra, güçlü sesiyle, farklı dansıyla oldukça sivrilen ve öne çıkan Michael Jackson, 1971-1976 yılları arasında halen The Jackson 5'a bağlı olarak, yine Motown'dan, "Got To Be There", "Ben", "Music and Me" ve "Forever Michael" adlı ilk solo single'larını çıkardı. Artık Jackson için bireysel kariyerin önü açılmıştı.

Walt Disney Pictures tarafından, 1971'de grubun çizgi filmi yapıldı ve yayına verildi. Ününü tüm dünyaya duyuran Jackson kardeşler, uluslararası konserler serisine 1972'de İngiltere'den başladılar ve gittikleri her yerde kapalı gişe yaptılar. Bu dünya turnelerinde Commodores ve Lionel Richie, The Jackson 5'ın alt grupları olarak sahneye çıkmıştı.

1973'den itibaren grubun satış rakamlarının düşme eğilimi göstermesiyle birlikte, Motown kontrolü ele alarak, bundan böyle şirket tarafından seçilecek şarkıların seslendirilmesi konusunda Jackson'lara baskı yapmaya başladı. Sıkıntılı günler geçiren grup, 1976'da şirketten ayrılma kararı alarak, Epic Records'la sözleşme imzaladı. Bu gelişmeden sonra Motown, Jackson'lar aleyhine, sözleşmeyi ihlal etmek savıyla dava açtı. Aynı yıl, grubun bilgisi olmaksızın "The Jackson 5 Anthology" adıyla karışık bir albüm yaparak piyasaya sürdü. Bu gelişme iplerin iyice gerilmesine neden oldu. Şirketin sahibi Berry Gordy'nin kızıyla evli olan Jermaine Jackson, taraflar arasındaki bu ihtilaftan dolayı, gruptan ayrılarak Motown'da kaldı. İsim hakkını kaybeden Jackson kardeşler ise, Jermaine'in yerine en küçük kardeşleri Randy'i gruba dahil ederek, The Jacksons olarak ismini değiştirdi. Yenilenen grup için artık yeni bir dönem başlıyor; Michael ise zirveye doğru koşar adım ilerliyordu.

The Jacksons kısa zamanda toparlandı ve 1976- 1984 yılları arasında, ağırlıklı kendi parçalarından oluşturdukları albümler ve single'larla kariyerlerinde yükselmeye devam etti. Yeni şirketlerinden altı yeni albüm çıkaran grubun, 1978'deki Destiny çalışması neredeyse patlama yaptı ve Jackson kardeşlerin en başarılı albümleri arasında yer aldı. Bu albümün Michael için de ayrı bir önemi oldu. Çünkü kendi bestelediği şarkılar, dünya çapında büyük beğeni topladı ve grubun klasikleri arasına girmeyi başardı. Böylece Michael'ın "beste yapabilme" gibi başka bir yeteneği daha ortaya çıkmış oldu. Söz konusu albüm iki milyondan fazla satarak, grubun ve özellikle de Michael'ın ününe ün kattı.

1978'e gelindiğinde ise, Michael için farklı tecrübeler söz konusu olacaktı. Jackson, korkuluğu canlandırdığı The Witz adlı müzikal filmde, aralarında aşk dedikodusunun çıktığı Diana Ross ile birlikte rol aldı. Tam da bu dönemde, müzikalde kullanılacak olan şarkıları aranje eden Quincy Jones'la Michael'ın yolları kesişti. Jones, ünlü pop starın gelecekteki başarısının ortaklarından biri olacaktı. Çünkü, film prodüksiyon aşamasındayken, Jackson'la Jones oldukça uyumlu bir ortaklık kurdular ve Michael'in bağımsız ilk solo albümünü birlikte yapmak için anlaştılar. Böylece 1979'da, ünlü şarkıcının ilk bağımsız solo albümü olan "Off The Wall", Jones'un prodüktörlüğünde Epic Records'tan çıktı. "Don't Stop 'Til You Get Enough", "She's Out Of My Life", "Off The Wall", "Rock With You" gibi dünya çapında ses getiren birçok hit parçayı içinde barındıran bu albüm, inanılmaz satış rakamlarına ulaşarak, Michael'ı pop müzik ve eğlence dünyasının idolü haline getirecek; sanatçıya ilk önemli ödüllerini kazandırmaya başlayacaktı. 1980 yılında, American Music Awards tarafından 3 dalda ödüle layık görülen albüm (En İyi Soul/R&B Albümü - Off The Wall, En İyi Soul/R&B Erkek Şarkıcı, En İyi Soul/R&B Single - Don't Stop 'Til Get You Enough), birçok liste başarı ödülünün de sahibi oldu. Aynı yılın Şubat ayına gelindiğinde, Michael yine "Don't Stop 'Til Get You Enough"la "En İyi R&B Erkek Vokal" dalında ilk Grammy ödülünü aldı. Bir caz müzisyeni olan Jones'un, albümdeki parçalarda bu müzik türünü altyapıya yerleştirmesi doğal karşılanırken, bununla yetinilmeyip disco ve funky tarzı ritimlere de yer vermiş olması, sadece Michael'e özgü yeni bir müzik türünün ortaya çıkmasına neden oldu. Elbette bu da, Jackson'a benzersiz ve evrensel bir ün getirdi. İlk olarak yakın arkadaşı, Elizabeth Taylor tarafından kendisine atfedilen ve sonraları yaygın bir ifade şeklini alan "pop idolü" benzetmesi, özellikle bu dönemlerde anılmaya başlandı.

İlk solo albümünün getirdiği başarıların yanı sıra, Jackson kardeşlerle de çalışmaya devam eden Michael, 1980'de grupla birlikte "Triumph" albümünü çıkardı. Bestelediği şarkılar ve bunlara yazdığı sözlerle Triumph'a damgasını vuran yine Michael oldu. "Can You Feel It"e çekilen farklı klip de büyük ses getirdi ve sanatçının dans yeteneği milyonlarca müziksever tarafından yadsındı. 1982'de ise, ünlü pop yıldızına, En İyi Çocuk Albümü dalında Grammy ödülü kazandıracak olan et (Extra-Terrestrial) filminin orjinal soundrack'i "Someone in the Dark" şarkısını seslendirdi.

1982 yılı, ünlü pop yıldızı için neredeyse bir dönüm noktası oldu. Jackson'ı hemen hemen bugün bulunduğu noktaya getiren ve efsaneleştiren albüm, "Thriller", Epic Records'tan yine Quincy Jones prodüktörlüğünde müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Genellikle arka arkaya, single halinde piyasaya sürülen albümün "Wanna Be 'Startin", "Billie Jean", "Beat It"i de içeren her şarkısı hit oldu ve müzik tarihinde tüm zamanların en yüksek satış rakamına ulaşarak rekor kırdı. Şarkıların yanı sıra, dört hit parça için kısa film tadında çekilen, güçlü ve geniş bütçeli prodüksiyon gerektiren ilginç klipler de büyük yankı uyandırdı. MTV, Billie Jean'le, ilk defa zenci bir şarkıcının video klibini yayınlamış oldu. Fantastik bir konuyla kurgulanmış ve danslarla görsel bir şölene dönüştürülmüş Thriller şarkısının 13 dakikalık klibi ise, patlama yaptı ve gelen talepler üzerine VHS formatında piyasaya sunularak, yine ulaşılamayacak bir satış rekoruna imza attı. Klipte Michael'in sergilediği özgün dans kareografileri, birçok gence ilham kaynağı oldu. Özellikle Jackson kardeşler olarak katıldıkları Motown'ın 25.kuruluş yıldönümünde, Billie Jean'i seslendirirken sergilediği "moonwalk" denilen ayak kaydırma hareketi, Jackson'ın imzasıyla tarihe geçti.

37 hafta zirvede kalan ve Billboard albüm listesinde 122 hafta geçiren Thriller, elbette birçok ödülü de beraberinde getirdi. 1984 yılında, 12 dalda aday gösterildiği Grammy'den 8 ödülle ayrılan Jackson, bir gecede en çok ödül alan sanatçı ünvanını, 2000 yılında Carlos Santana egale edene kadar elinde tutmayı başardı (Ödüllerin yedisi Thriller'a giderken, biri de, 1982'de seslendirdiği "Someone in the Dark"a verildi). Albüm aynı yıl, 8 Amerikan Müzik Ödülü, 4 Amerikan Video Ödülü, 3 MTV Video Müzik Ödülü ve Üstün Başarı Ödülü almaya hak kazandı.

Bu sırada, Pepsi-Cola'yla sponsorluk anlaşması imzalayan ve kardeşleriyle birlikte şirketin reklam filmlerinde rol alan Jackson'ın başına talihsiz bir olay geldi. Reklam çekiminde, havai fişek gösterisi esnasında saçları alev alarak cildinde ciddi hasar meydana geldi. Jackson, gördüğü fiziksel zarardan şirketi sorumlu tuttu ve tazminat davası açtı. Lehine sonuçlanan davadan kazandığı astronomik meblağı ise, tedavisini yürüten hastaneye bağışladı.

1984'te, Thriller rüyası devam ederken, kardeşleriyle tekrar biraraya gelerek "Victory" albümünü çıkardılar. Bu albümde de Michael tarafından yazılmış ve bestelenmiş hit parçalar bulunuyordu. Jackson kardeşlerin en başarılı albümü olan Victory için 5 aylık uluslararası dev bir turne düzenlendi. Turne gelirinin tümünü bağışlayacaklarını duyurması üzerine, Jackson'ın adı, jest olarak Hollywood yıldızlar geçidine eklendi. 1985'te, "Beat It" adlı şarkısını, alkollü araba kullanmaya karşı televizyonlarda ve diğer basın-yayın organlarında yürütülen kampanyalarda kullanılmak üzere bağışlaması nedeniyle, dönemin devlet başkanı Ronald Reagan tarafından, teşekkür amacıyla Beyaz Saray'a davet edildi. Jackson ileriki yıllarda, ünlü bir dünya starı olarak, çok daha fazla ses getirecek sosyal sorumluluk ve insani yardım projelerini hayata geçirecekti. Bunlardan en önemlisi, USA For Africa kampanyası çerçevesinde, özellikle Doğu Afrika'da açlık sınırında ve yardıma muhtaç bir şekilde yaşayan insanlar için, Lionel Richie ile birlikte yazdığı "We Are The World" parçasıydı. Dünya çapında en çok satış rakamına sahip single olma özelliğini hala taşıyan şarkı, Stevie Wonder, Tina Turner, Diana Ross, Ray Charles, Cindy Lauper gibi ünlülerin de aralarında bulunduğu 40'dan fazla popüler sanatçı tarafından seslendirildi. Bu başarının ardından, We Are The World'le Richie ve Jackson, Yılın Şarkısı dalında Grammy Ödülü'nü almaya hak kazandı.

1985 yılı yıldız şarkıcı için yalnızca övgülerle geçmedi. Jackson, içinde birçok ünlü sanatçı tarafından seslendirilmiş parçanın yanı sıra, özellikle Beatles'a ait 200'den fazla şarkının telif hakkını bulunduran ATV Müzik'in en büyük hissesini satın alarak, birçok tartışmaya neden oldu. En sert tepki de müzayedeyi düzenleyen yakın arkadaşı, söz yazarı Paul McCartney'den geldi. Bu olay, dostluklarının ve bilhassa ortak söz yazarlığı çalışmalarının sonu oldu. Sözkonusu tartışmaların ardından, birtakım basın ve medya çevreleri, uzun süre yaşamak için Elephant Man'ın kemiklerini satın almaya kalkıştığından, ilginç tavırlarına kadar birçok konuda sanatçıya karşı alaycı bir üslup kullanmaya ve adından "Wacko Jacko" gibi irrite edici şekilde bahsetmeye başladı.

1986'da, George Lucas'ın yapımcılığında ve Francis Ford Coppola'nın yönetmenliğinde çekilen "Captain EO" adlı kısa filmde Jackson, Kaptan EO rolüyle ekranların karşısına geçti. 17 dakika olmasına rağmen yaklaşık 17 milyon dolara malolan film, o güne kadar çevrilmiş, dakika başına en büyük maliyete sahip filmdi. Disneyland'da gösterime giren film için Jackson, "Another Part of Me" -sonradan "Bad" albümünde de yer aldı- ve "We Are Here To Change The World" adlı iki yeni parça seslendirdi.

1987'de, pop yıldızı, "Bad" albümüyle müzikseverlerin karşısına çıktı. Quincy Jones'un prodüktörlüğünü üstlendiği son Michael Jackson albümüydü ve yine Epic Records etiketi taşıyordu. Satış rakamları sanatçının beklentisinin altında olsa da -yaklaşık 30 milyon adet-, "I Just Can't Stop Loving You", "Bad", "The Way You Make Me Feel", "Man In The Mirror" ve "Dirty Diana" gibi single'lar listelerde aynı anda bir numaraya oturarak bir ilke imza attı. Albümün tanıtımından sonra Jackson, yine Pepsi sponsorluğunda, 16 ay gibi oldukça uzun bir zaman alacak ilk solo dünya turnesine çıkarak hayranlarıyla buluştu; 123 konser verdi. Bu arada Pepsi reklamlarıyla ekranlarda boy gösterdi. Dönüşündeyse, Bad şarkısına, Martin Scorsese yönetmenliğinde 18 dakikalık, yine kısa film niteliğinde bir klip çekildi. Ancak klipteki yeni Michael Jackson görüntüsü, neredeyse şarkıdan daha çok konuşulur hale geldi. Çünkü ünlü şarkıcının hem yüzünde, hem de ten renginde çok belirgin ve şaşırtıcı değişiklikler vardı. Medya, sanatçının, zenci olmaktan utandığı için ten rengini beyazlatmaya çalıştığı, burun estetiği, alın kaldırma ve dudak inceltme operasyonu gibi birçok ameliyat geçirdiği iddialarını ortaya attı. Ancak ünlü şarkıcı, 1988 yılında kendi yazmış olduğu Moon Walk adlı otobiyografisinde, sadece iki tane estetik operasyon yaptırdığını ve çenesindeki yaralardan dolayı da cildi için cerrahi işlem uygulandığını yazdı. Bad'in klibi de tüm bu sansasyonlara rağmen, oldukça iyi bir satış rakamına ulaştı.

Jerry Kramer ve Colin Chilvers tarafından yönetilen; Kellie Parker, Sean Lennon ve Brandon Adams'ın Jackson'a eşlik ettiği "Moonwalker" adlı müzikal film, 1988 yılında gösterime girdi ve izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü. Filmin VHS sürümü bir milyon satış adediyle yeni bir rekora imza attı. Artık yıldız sanatçı, pop,rock ve soul müziğinin kralı ilan edilecek ve Elvis Presley, Beatles, Frank Sinatra gibi dünya çapında üne kavuşarak zirveye oturmuş bir idol haline gelecekti.

Filmin başarısından sonra, paparazzilerden ve hakkında türetilen dedikodulardan bunalan Michael, Hayvenhurst'te ailesiyle birlikte yaşadığı evi terk ederek, 2700 dönümlük dev bir alana kurulu Neverland çiftliğini satın aldı ve orada gözlerden uzak yaşamaya başladı. Çok küçük yaşta hayata atılmak zorunda kaldığı için, özlemini kurduğu çocukluk günlerini yaşayabilmek adına, lunaparktan hayvanat bahçesine, büyükçe bir göle kadar kendine apayrı bir dünya kurdu bu çiftlikte. Ancak ileriki yıllarda, çiftliğinde misafir ettiği minik arkadaşlarına cinsel tacizde bulunma suçuyla yargılanacağı günler çok uzak değildi.

1991'de, Jackson, müzik şirketini değiştirerek astronomik bir rakamla Sony'le sözleşme imzaladı. 15 yıllık bir sürece ve altı albüm ile bir film çalışmasına dayanan kontrat, Michael'e sağladığı ekonomik getiriyle, adından çok söz ettirdi. Aynı yılın Kasım ayında, sanatçının yeni albümü "Dangerous" piyasaya çıktı. Albümün hit parçası olan "Black or White"a David Lynch yönetmenliğinde çekilen klip, olay yarattı. Klip, şiddet ,cinsellik ve ırkçılık gibi öğelere gönderme yapıyor; özellikle sonlarına doğru görülen bazı sahnelerle şimşekleri üzerine çekiyordu. Sözkonusu klibin, medya ve kamuoyunda yarattığı tartışmalar nedeniyle, Jackson bir basın bülteni yayınlayarak üzüntüsünü ifade etti ve ihtilafa konu olan bölümleri kaldırttı. Bu sansasyonlara rağmen, "Remember the Time", "In the Closet", "Jam" gibi hit parçalar daha çıkaran albüm, 17 milyonluk bir satış rakamına ulaştı. Sanatçının çıktığı ikinci dünya turnesi, hemen her ülkenin basın-yayın organları tarafından birebir takip edildi.

1992'de, MTV tarafından kanalın ilk uluslararası yarışması yayınlanmaya başladı. Dünya çapında birçok insanın katılabildiği yarışmanın ödülü ise, Michael'le bir akşam yemeğiydi. Oldukça büyük ilgi uyandıran yarışmanın talihlileri, ünlü sanatçının "In The Closet" adlı single'ının klip çekimlerinde biraraya geldi. Ertesi yıl ise, ABC kanalınca Jackson kardeşlerin gerçek hayat hikayelerine dayanan görsel biyografileri "The Jacksons: An American Dream" yayına sunuldu. Gerçekten de, neredeyse bir rüyanın dünyanın gerçek olgularıyla yakın temasa geçtiği bir hikayeye sahip olan Michael ve kardeşlerinin, evrensel popülaritesinin altında yatan neden belki de buydu.

Aynı yıl, Jackson, sosyal sorumluluk çerçevesinde, hümanist projelere imza atmaya devam etti ve "Heal the World Foundation" adı altında bir fon kurdu. Fonun amacı, çocukların daha iyi ve eşit yaşam koşullarına sahip şekilde büyümesini, yaşadıkları topluma faydalı hale gelmesini sağlamaktı. Kuruluşun faaliyet merkezi Kaliforniya civarında, Santa Ynez'di ve yardıma muhtaç çocuklar, ünlü yıldızın Neverland çiftliğindeki oyun alanlarından yararlanıyordu.

1993'de 27.Superbowl maçının devre arasında mini bir konser veren Michael, Amerikan televizyonlarında o zamana kadar elde edilmiş en büyük izlenme payına sahip oldu ve yaklaşık 100 milyon kişiyi ekranları başına topladı. Şubat ayında düzenlenen 35.Grammy Ödül töreninde, Jackson'a "Yaşayan Efsane" ödülü verildi. Mart ayında ise, Soul Train tarafından Yılın Hümanisti ödülüne layık görüldü.

Aynı yıl, Jackson, Neverland'de konuk ettiği çocuklara karşı cinsel istimarda bulunma iddiasıyla suçlanarak yargı önüne çıkarıldı. İddianın kaynağı, sanatçının çiftliğinde bulunmuş olan çocuklardan birinin anlattıklarıydı. İlginç kişiliği, farklılaşan görüntüsü ve çiftliğinin bahçesine yaptırdığı oyun alanlarıyla, iddiaların doğruluğu arasında medya tarafından sürekli bağlantı kurulmaya çalışılıyordu. Kimi zaman yalancı şahitler ortaya çıkıyor; yeni iddialar ortaya atılıyor; bunların gerçekleri yansıtmadığı kanıtlanınca, başka başka gelişmelerle durum aydınlatılmaya çalışılıyordu. Olay yaratan davalar zinciri, dünya ve özellikle Amerikan basınını karıştırmış; medaya kuruluşları bile kendi içinde karalama ya da aklama politikalarına soyunmuştu. Yılın sonlarına doğru, Jackson, çiftliğinden uydu aracılığıyla iddialara yanıt verdi ve bunların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. 1994'ün Ocak ayında sonuçlanan davalardan birinde mahkeme, Jackson'ı para cezasına çarptırdı. Meblağ tam olarak açıklanmasa da, basına yansıyan bilgi, 20 milyon dolar olduğu yönündeydi. Ancak bu ceza tazmin edilmedi.

1995'in sonlarına doğru, bu tatsız iddiaların biraz durulmasıyla birlikte, Michael Jackson, efsane rock şarkıcısı Elvis Presley'in kızı olan Lisa Marie Presley ile hayatını birleştirdi. 19 ay gibi kısa bir zaman süren bu evlilik, yine büyük tartışmalara neden oldu. Ancak evliliğin sona ermesinden sonra Lisa Marie, Michael'in gay olduğu ve yankıları halen süren taciz davalarının üstünün örtülmeye çalışıldığı gibi birçok iddianın gerçekleri yansıtmadığını, pop kralının gayet normal ve sağlıklı bir erkek olduğunu açıkladı.

Jackson, "HIStory: Past, Present And Future" adlı yeni albümününün birinci bölümünü, 1995'in Haziran ayında çıkardı. HIStory Begins, albüm serisinin başlangıcıydı ve cover'lanmış 15 eski hit parçadan oluşuyordu. Serinin ikinci bölümü, HIStory Continues ise, 15 yeni parçayla piyasaya sürülmüştü. İlk albümün ilk single'ı, büyük liste başarısı sağlayan "Scream" oldu. Kızkardeşi Janet Jackson'la birlikte seslendirdiği bu parçaya çekilen klip ise, tüm zamanların en pahalı videosu oldu. Jackson kardeşler "Scream"le, MTV Video Müzik Ödülleri gecesinden, farklı kategorilerde 3 ayrı ödülle ayrıldı. Anti-Semitik ifadeler içerdiği için Yahudi toplumunun tepkisini çeken "They Don't Care About Us" şarkısı, HIStory albümünden çıkan dördüncü single oldu. Parçanın anti-semitik sözleri, sonraki düzenlemelerde sound'a uygun bir şekilde değiştirildi. Albümün başarısı üzerine 1996'da yine dünya turnesine çıkan Michael, henüz konserler devam ederken Deborah Jeanne Rowe ile evlenerek; Michael Joseph Jackson, Jr. (Prens olarak da bilinir) adında bir erkek ve Paris Katherine Jackson adında bir de kız çocuk evlat edindi. Ancak bu evliliğini de sürdüremeyen Jackson ile Rowe, 1999 yılında olaylı bir şekilde boşandı. Sansasyona neden olan şey, evlat edinilen çocukların velayet davasıydı. Popun kralı hakkında yapılan tartışmalar bununla da sınırlı kalmadı. 1996'da Brit Ödülleri gecesinde, "Earth Song" adlı parçasını, beyazlara bürünmüş ve çevresini sarmış birçok küçük çocukla seslendiren Jackson, iki ağaç arasında kollarını açtığı figürü nedeniyle, kendisini Mesih gibi gördüğü iddiaları ile karşı karşıya kaldı.

1997 yılına gelindiğinde, ünlü pop şarkıcısı, HIStory albümünün hit parçalarının remix'lerinden oluşan "Blood on the Dance Floor: HIStory in the Mix" i piyasaya çıkardı. Albümün çıkış parçası "Blood on the Dance Floor", "Is It Scary" ve "Ghosts" büyük ilgi gördü ve iyi bir liste başarısı kazandı. Michael, bu albümünü, büyük yardımını gördüğü Elton John'a ithaf etti. "Is It Scary" ve "Ghosts"a, Jackson ile Stephen King tarafından yazılan, Stan Winston tarafından yönetilen 35 dakikalık bir klip çekildi. Halen dünyanın en uzun müzik videosu olma özelliğini koruyan klip, yine uluslararası bir başarı kazandı.

2001'de Jackson, 13 ülkenin pop müzik listesinde bir numaraya oturacak olan "Invisible"'ı çıkardı. "You Rock My World", "Cry" ve "Butterflies" gibi hit single'larla piyasalarda fırtına gibi esti. Ancak, albüm çıkmadan önce, ünlü yıldızın, Sony Müzik'in sahibi Tommy Mottola'yı, süresi dolmak üzere olan kontratlarını yenilemeyeceği doğrultusunda uyarmasına rağmen, Jackson'la şirketin arası açıldı. Yasal prosedürler nedeniyle, albümle ilgili tüm promosyonlar ve single satışları iptal edildi. Mottola'nın, Afrika kökenli Amerikan sanatçılara saygısız davrandığını ve hakaret içerikli konuşmalar yaptığını iddia eden Michael, şirketin zenci artistleri çıkarları doğrultusunda kullandığı yönünde bir açıklama yaptı. Sony ise, sanatçının iddialarında doğruluk payı olmadığını savundu.

2001 yılının Eylül ayında, yıldız şarkıcı, solo kariyerinin otuzuncu yılını doldurması şerefine, Madison Square Garden'da bir kutlama partisi düzenledi. Bu özel gecede, Usher, Whitney Houston, Destiny's Child, James Ingram, Gloria Estefan, Liza Minelli gibi birçok ünlüyle düet yapan Michael, kardeşleriyle de özel bir performans sergiledi.

2002 yılında bir konser için gittiği Berlin'deki otel odasının penceresinden, küçük bebeğini sarkıtması, ünlü sanatçı hakkında yine büyük tartışmaların patlak vermesine neden oldu. Kaliforniya barosundan avukat Gloria Allred, Kaliforniya Çocuk Koruma Servisi'ne suç duyurusunda bulunarak, Jackson'ın bebeklerinin koruma altına alınmasını istedi. Bu olaylar, şarkıcının geriye dönük çocuk istismarı suçlamalarıyla tekrar karşı karşıya kalmasına neden oldu.

2003 yılında, İngiliz gazeteci Martin Bashir tarafından "Living with Michael Jackson" (Michael Jackson'la Yaşamak) adlı bir çalışma yayınlandı. Bashir ve ekibi, 18 ay boyunca sanatçıyı filme aldı. Çalışmada bu görüntülerden enstantaneler verildi ve yıldızın özel hayatıyla ilgili kendi ağzından bilgiler aktarıldı. Görüntülerde, Michael'in kanserli bir çocuğu yatak odasına alıp diğer bir çocukla yan yana yatırması, hoş karşılanmayarak söylentileri arttırdı.

Yine 2003'te, Jackson, "Resurrection" adında bir albüm çıkaracağı haberini verdi ve albümün promosyonunu kısa bir filmle yaptı. Aynı yılın Mart ayında, "Xscape" şarkısının çıkacağı, yayın organlarında duyulmasına rağmen, bilinmeyen nedenlerden dolayı iptal edildi. Bunun yerine yılın sonlarına doğru, Jackson'ın zirveye çıkıp hit olmuş tüm parçalarını içeren "Number Ones", Sony Records etiketiyle CD ve DVD formatında piyasaya sürüldü ve 8 milyondan fazla bir satış rakamı yakaladı. Albümdeki tek yeni parça olan "One More Chance"in klip çekimlerinde, yine çocuk istismarı iddiasıyla üçüncü kez tutuklanan Jackson, masum bulunarak salıverildi. Aynı yıl, basında Michael Jackson'ın dinini değiştirerek İslamiyet'i seçtiği ve Müslüman olduğu yönünde haberler çıktı. Sonrasında ise, 2005'te, bir cami yaptırdığı haberleri çıktı.

2004 yılının Ağustos ayında VH1 müzik kanalında, "Man In The Mırror: The Michael Jackson Story" adında, sanatçının hayat hikayesini anlatan görsel bir biyografi yayınlandı. Gavin Arviso tarafından Jackson aleyhine tekrar gündeme getirilen cinsel çocuk istismarı suçlamalarına karşılık, ünlü rap şarkıcısı Eminem "Just Loose It" şarkısıyla göndermeler yaptı. Tartışmaların alevlenmesi üzerine Michael, açıklama yapmak zorunda kaldı.

2005 yılının Haziran ayında, hakkında açılan on davanın tamamından beraat eden Jackson, Bahreyn'e yerleşti. Burada zamanını yeni besteler yaparak ve Katrina Kasırgası mağdurlarına ithafen "I Have This Dream" şarkısını yazarak geçirdi. Bu şarkının seslendirilmesinde Ciara, Snoop Dogg, Keyshia Cole, James Ingram, Jermaine Jackson, Shanice, Shirley Caesar ve The O'Jays gibi ünlüler yer aldı. Ancak, şarkı bilinmeyen nedenlerden dolayı yayınlanmadı.

Hakkındaki suçlamalar bitmek bilmeyen Jackson, 2006'da, bir erkeğin cinsel saldırı iddiasıyla karşı karşıya kaldı. Ancak davadan beraat etti. Şubat ayında, Jackson'la eski eşi Deborah Rowe'un velayet davası sonuçlandı. Mahkeme, eski eşlerin çocukları üzerindeki haklarını sınırlandırarak ihtilafa açık bir karar verdi. Mart ayında ise, Kaliforniya İşçi Dairesi, sigorta ücretlerini ödemediği gerekçesiyle Neverland çiftliğini kapatarak, sanatçıyı, 69 kişiden oluşan her bir işçi başına 1000 dolar olmak üzere, toplamda 69.000 dolar tazminat ödemeye mahkum etti.

Jackson Nisan ayında, Two Seas adlı müzik şirketinin CEO'su olan İngiliz müzik yapımcısı Guy Holmes ile, 2007'de çıkması planlanan tek albümlük bir sözleşme yaptı. Mayıs 2006'da ise Tokyo'da, MTV'nin Japonya lokasyonu tarafından düzenlenen Video Müzik Ödülleri'nde Yaşayan Efsane ödülünü aldı. Uzun bir aradan sonra Michael'in ekranlarda göründüğü ilk geceydi bu. Kasım ayında, ünlü pop yıldızının, "Visionary: The Video Singles" adında, yirmiden fazla hit şarkısını içeren bir çalışması, yine Sony Müzik etiketiyle yayınlandı. Guiness Dünya Rekorları'nın Londra ofisinde 8 dalda layık görüldüğü ödülleri alan Jackson, Dünya Müzik Ödülleri'nde, 100 miyondan fazla satış rakamına ulaştığı için Elmas ödülün de sahibi oldu.
Michael Jackson 25 Haziran 2009 tarihinde, Los Angeles şehrindeki malikanesinde baygın halde bulundu. Kişisel doktorunun ve de New York İtfayesi'nin ilkyardım ekiplerinin müdahaleleri yeterli olmayınca, Ronald Regan UCLA Hastanesi'ne kaldırıran Jackson, 21:26'da dünyaya gözlerini yumdu.

Michael Jackson'ın cenaze töreni 7 Temmuz 2009 tarihinde, Los Angeles'da büyük bir hayran kitesinin eşliğinde yapıldı. Mariah Carey, Steve Wonder, Usher ve pek çok ünlü ismin katılımıyla gerçekleşen anma etkinliklerini dünya çapında milyonlarca insan izledi.

28 Ağustos 2009 tarihinde yapılan adli tıp açıklaması, Jackson'ın ölüm nedenini cinayet olarak gösterdi. Jackson'ın Propofol, Lorezepam ve Midazolam adlı, bir araya geldiklerinde insan vücuduna zarar verebilen üç ilacı aynı anda kullandığını ortaya çıkartan rapordan sonra Jackson'ın kişisel terapisti Conrad Murray hakkında soruşturma başlatıldı.

Jackson, ölümünden kısa bir süre önce, 1997 yılındaki HIStory Dünya Turnesi'nden bu yana yapacağı en büyük dünya turnesine hazırlanıyordu. Turnenin başlangıcından üç hafta önce vefat eden Jackson'ın albümleri Amerika Top 10 listesinin neredeyse tamamını aynı anda elinde tutarak tarihin en hızlı albüm satışlarından birisini gerçekleştiriyor.

Albümler

Got to Be There (1971)
Ben (1972)
Music and Me (1972)
Forever, Michael (1975)
Off the Wall (1979)
Thriller (1982)
Bad (1987)
Dangerous (1991)
HIStory: Past, Present and Future - Book I (1995)
Blood on the Dance Floor: HIStory in the Mix (1997)
Invincible (2001)
Number Ones (2003)
Visionary (2006)
Thriller 25 (2008)
This Is It (2009)

Önerilerim

Smooth Criminal
Thriller
The Way You Make Me Feel
They Don't Care About Us
Billie Jean
Dirty Diana
You Are Not Alone
Wanna Be Startin' Somethin'
Black or White
Man In The Mirror
Beat It
I Just Can't Stop Loving You
Earth Song
Human Nature
Bad
Rock With You
Heal the World
Remember the Time
Don't Stop 'til You Get Enough


Bilinmeyen 100 yönü

1- En sevdiği çizgi film karakteri Pinokyo’ydu.

2- Çocukluğunda en sevidği kitaplar Rip Van Winkle ile Yaşlı Adam ve Deniz’di.
- Jackson çok kolay gıdıklanırdı.

4- Karayipler’de bulunan Saint Vincent Adası, adına posta pulu çıkarmıştı.

5- ‘Muscles’ adında bir boğa yılanı vardı.

6- Küçüklüğünde kız kardeşi La Toya’nın yatağına örümcek koyardı.

7- Oz Büyücüsü hakındaki bir film olan ‘The Wiz’de rol almıştı.

8- Hollywood’daki ünlüler bulvarında ismi iki kez yazılmıştı. (Biri kendi adına, biri de ‘Jakson 5’ grubu ile birlikte)

9- Quincy Jones ona ‘Smelly-kokmuş’ lakabını takmış

10- ‘Jakcson 5’ grubunun kayıtlarındaki kendi sesini ‘Minnie Mouse’a benziyor’ diye tanımlamıştı.

11- Komedi üçlüsü ‘The Three Stooge’ın hayranıydı.

12- İngiltere’deki Exerter City futbol takımının taraftarıydı.

13- Louis ve Lola adında iki laması vardı.

14- ‘Thriller’ Amerikan Bilbord listelerinde 37 hafta bir numarada kaldı.

15- 1984’te sekiz Grammy kazandı. Bu, bir şarkıcının tek bir yılda kazandığı en çok Garmmy ödülüdür.

16- ‘Climb Every Mountain’ adlı şarkıyı söylediği ilk konserinde 5 yaşındaydı.

17- Sekiz kardeşi vardı.

18- Lisa-Marie Presley ile evliliği 19 ay sürdü.

19- Beatles’ın kataloğunun yayın hakları için 1985’te 47 milyon dolar ödedi. Daha sonra bu hakları 95 milyon dolara Sony’ye sattı.

20- Göbek adı Joseph’ti.

21- 29 Ağustos 1958’de doğdu.

22- 1996’daki Brit Ödülleri sırasında bir ayrıcalık sunularak, Earth Song adlı şarkısını canlı performansla söylmesine izin verildi.

23- Meksika yemekelerine bayılırdı.

24- Dermatoloğu 1993 yılında Jackson’un, cilde rengini veren pigmentlerin kaybına neden ‘vitiligo’ hastalığına yakalandığını açıkladı.

25- Dünya çapında 50 milyondan fazla satan ’Thriller’ tüm zamanaların en çok satan albümü oldu.

26- Diğer iki albümü ‘Bad’ ve ‘Dangerous’ da tüm zamanların en çok satanları arasında yer alıyor.

27- 'Robot' ve 'Moonwalk' gibi dansların popüler olmasını sağladı.

28- Rock’n Roll Efsaneleri listesinde de yer alıyor.

29- Toplam 13 Gramy kazandı.

30- Billie Jean, adlı şarkısı MTV’de bir siyah tarafından canlı olarak söylenen ilk şarkı oldu.

31- Güney Carolina Resmi Marşı ile ‘South Carolina on My Mind’ adlı şarkının haklarını elinde tutuyordu.

32- Dünyanın farklı yerlerindeki beş Madame Tussuds Müzesi’nde balmumu heykeli var. Sadece Madonna ve Elvis Presley’in daha fazla müzede balmumu heykeli bulunuyor.

33- Tüm dünyada 300 milyondan fazla albüm sattı.

34- Daha sonra Neverland Çiftliği olan California’daki araziye 17 milyon dolar ödedi.

35- 1092 hektar üzerine kurulu olan Neverland’de bir tema parkı, küçük bir hayvanat bahçesi ve sinema salonu bulunuyor.

36- Neverland, 40 kişilik bir güvenlik ekibi tarafından korunuyor.

37- Çiftliğin 2003’deki değeri 100 milyon dolardı.

38- En sevdiği süper kahraman X-Men’deki Morph karakteriydi.

39- Mr. Tibbs adında bir keçi yavrusu vardı.

40- Hayatı boyunca müzikten 500 milyon dolar kazandı.

41- Dünyada acı çeken çocukları hatırlamak için siyah bir bilezik takardı.

42- ‘The Moonwalk’ sokak dansçılarından ilham alınarak geliştirildi.

43- Littel Richard’ın biyografisinde rol almak isterdi.

44- ‘Crusher’ adında evcil bir pitonu vardı.

45- 1984’de bir Fransız hayranı ona benzemek için ameliyat yapılmasına izin verilmediği için intihar etti.

46- 3.8 milyon dolara mal olan Scream’in klibi, en pahalı klibiydi.

47- Bir kütüphane, geri getirmediğini iddia ettiği kitaplar için Jackson’a 1 milyon dolarlık dava açtı.

48- Michael Jackson vejeteryandı.

49- Özgür Willy’deki ‘Will You Be There’ adlı şarkısıyla 1994’te MTV en iyi film müziği ödülünü aldı.

50- HIStory ABD’de en çok satan double albüm oldu.

51- 1992’de Jackson’a Fildişi Sahilleri’de kraliyet ünvanı verildi.

52- Konserlerden önce, suda eritilmiş Ricola şekeri içerdi.

53- Doğum yeri olan Gary-Indiana’da adına bir müze kurulması planlanıyor.

54- Yerçekimine karşı dar açılı olarak eğilmeyi sağlayan özel bir ayakkabının patentini almıştı.

55- Liza Minelli ile David Gest’in düğününde sağdıçlık yaptı.

56- 1993 yılındaki ‘Süper Bowl’un devre arasında yaptı gösteri ABD’de tüm zamanların reyting rekorunu kırdı.

57- Kliplerinden birini Michael Scorcese yönetti.

58- 1997’de yapılan bir araştırma sonucunda dünyanın en tanınmış insanı olarak ilan edildi.

59- 1939 yılında ‘Rüzgar Gibi Geçti’ adlı filme verilen en iyi film Oscar’ın, 1999 yılında 1,5 milyon dolar karşılığında satın aldı.

60- Bir keresinde Elizabeth Taylor için “sarılıp uyumaya bayıldığım yumuşacık, sıcak bir battaniye” tanımını yapmıştı.

61- Simpsons’ın bir bölümünde seslendirme yaptı.

62- Macauley Culkin, iki çocuğunun vaftiz babasıdır.

63- Michael Jackson, Lionel Richie ile birlikte ‘We are The World’ adlı şarkının söz yazarıdır.

64- Nicole Richie’nin vaftiz babasıydı.

65- Bee Gees grubundan Barry Gibb’in oğlunun da vaftiz babasıydı.

66- Sir Richard Attenborough ve oyuncu Rebecca de Mornay ile aynı gün dünyaya geldi.

67- Öldüğü sırada, büyük geri dönüşü olacak Londra’daki 50 konsere hazırlanıyordu.

68- Ağabeyleri Marlon, Jermaine, Jackie ve Tito ile birlikte Jackson 5’da şarkı söylemeye başladığında dört yaşındaydı.
69- Jackson 5’ın ‘I Want You Back’, ‘ABC’ ve ‘I’ll Be There’ adlı şarkıları listelerde bir numara oldu.

70- 2002’de bebek yaştaki oğlu Prince Micheal II’yi, Berlin’deki hayranlarına gösterirken balkondan sarkıtması tartışmalara neden olmuştu.

71- MC Hammer, Michel Jackson’u dans yarışmasına çağırarak meydan okumuştu.

72- Bir TV belgeselinde, yatağını çocuklarla paylaştığını kabul etmiş ancak bunun seksüel içerikli olmadığını sadece şirin bir şey oldunu söylemişti.

73- 1984’deki Pepsi için yapılan reklam çekimleri sırasında yaşanan bir patlamanın ile saçları tutuştu, kendisi aralandı.

74- ABD müzik listelerinde liste başı olan 13 hiti, onu bu alanda Elvis Presley, the Beatles ve Mariah Carey’den sonra dördüncü sıraya taşıyor.

75- Babası Joseph çelik fabrikasında çalışıyordu.

76- Joseph Jackson ve kardeşi Luther ‘The Falcons’ adındaki R&B grubunun üyeleriydi.

77- Michael Jackson annesi tarafından bir ‘Yahova Şahidi’ olarak büyütüldü.

78- 1993 yılında Oprah Winfrey’le yaptığı röportajda, yalnız ve travmatik bir çocukluk geçirdiğini söylemişti.

79- Yeteneği ilk olarak beş yaşında okuduğu bir Hristiyan ilahisi ile fark edildi.

80- Kardeşleri ile kurduğu grubun ilk adı ‘Jackson Brothers-Jackson Kardeşler’di.

81- Micheal Jackson’ın sekiz yaşında grubun solisti olmasıyla birlikte grubun adı ‘Jackson 5’ olarak değişti.

82- 1966-68 arasında orta batı ABD’de uzun bir turneye çıktılar.

83- Bu dönemde müziğine olan ilgiyi arttıran ama kendisinin hiç sevmediği ‘Wacko Jacko’ takma adını kullandı.

84- Oksijen çadırında uyuduğu ya da Fil Adam’ın kemiklerini satın aldığı gibi hakkında pek çok şehir efsanesi üretildi.

85- ‘Bad’in dünya turnesi ni 4.4 milyon insan izledi.

86- İlk otobiyografisi olan Moon Walk’un tamamlanması dört yıl sürdü.

87- Kitap, New York Times’ın en çok satanlar listesinin zirvesine çıktı.

88-Burnuna iki kez estetik ameliyat yaptırdığını kabul etti.

89- Kilo vermenin ve katı bir vejeteryan diyet uygulamanın sahne performansına katkı sağlayacağı tavsiye edilmişti.

90- ‘Man in the Mirror’ adlı single’ının tüm gelirini hayır işlerine bağışladı.

91- 1991 yılında Sonny ile 65 milyon dolarlık bir kontrat imzaladı.

92- 1992’de, yardıma muhtaç çocukları Neverland’da getirp koruma altına alan ve dünya çapında çocuklar için alanlar kuran ‘Heal the World’ adlı vakfı kurdu.

93- Afrika ülkesi Gabon’u ziyareti sırasında 100 bin kişi onu görmeye geldi.

94- En bilinen evcil hayvanı, Bubbles adındaki şempanzesidir.

95- Bubbles, Texas’daki bir kanser araştırmaları kliniğinden alındı.

96- ‘Bad’in kayıtları sırasında Jackson’ın yanında bulunan Bubbles, Tokyo’daki konserlere de onunla birlikte gitti.

97- Heykeltıraş Jeff Koons, Micheal Jackson ve Bubbles’ın bir seri heykelini yaptı.

98- Micheal Jackson’ın Deborah Jeanne Rowe’dan, Micheal Joseph Jackson Junior ('Prens' olarak da biliniyor) ve Paris Michael Katherine Jackson adında iki çocuğu oldu.

99- Çift 1999 yılında boşandı, Rowe çocukların vesayetini babalarına verdi.

100- Micheal Jakcson’un muzdarip olduğu vitiligo deri hastalığı yüzde 1 ya da 2 oranında görünüyor.
Kaynak: wikipedia - ntvmsnbc.com - resmi web sitesi


24 Haziran 2010 Perşembe

"Melankolik melodiler : Blonde Redhead"

Blonde Redhead müziği alternatif rock veya indie rock olarak tanımlanan grup. Kazu Makino, Maki Takahashi ve İtalyan ikiz kardeşler Simone Pace ve Amedeo Pace tarafından kurulmuştur. Grup ismini 1970 ve 80`lerin New York`lu grubu DNA`nın bir parçasından alır.

Blonde Redhead ilk olarak Sonic Youth`un bateristi Steve Shelley`in ilgisini çekti ve Steve 1993`te yayımlanan grubun ismini taşıyan ilk albümlerini çıkarmasında yardımcı oldu. Kısa bir süre sonra Maki Takahashi gruptan ayrıldı ve grup yoluna 3 kişi olarak devam etti. Üçüncü albümleri Fake Can Be Just As Good kayıtlarında basçı Vern Rumsey gruba misafir olarak katıldı. Bu albümden sonra yollarına bir basçı olmadan devam ettiler. Dördüncü albümleri In an Expression of the Inexpressible sırasında Fugazi grubundan Guy Picciotto prodüktör olarak gruba katıldı, bazı şarkılara katkıda bulundu ve son iki albümleri Melody of Certain Damaged Lemons ve Misery Is a Butterfly kayıtlarında da gene prodüktör olarak çalışmaya devam etti.

Kendine has bir kitleye sahip olan grupta, en başta Sonic Youth etkileri görülse de son albümlerinde tamamen farklılaşmıştır. Blonde Redhead, vokalist Kazu Makino`nun yüksek, gizemli sesi, melodik ve melankolik müzikal altyapısıyla göze çarpmaktadır.

Melody of Certain Damaged Lemons ve Misery Is a Butterfly albümleri arasındaki süre Makino`nun geçirdiği at kazası ve bundan toparlanma sürecinden dolayı uzundur.

Son albümleri 23'ü mayis ayinin başlarinda çıkartan grup, resmi internet sitesinde 3 Temmuz'da İstanbul'da bir konser verecegini duyurmuştur.

Grup


Kazu Makino
Amedeo Pace
Simone Pace

Eski üyeler

Vern Rumsey
Maki Takahashi
Toko Yasuda

Albümler

1993 Blonde Redhead
1995 La Mia Vita Violenta
1997 Fake Can Be Just As Good
1998 In an Expression of the Inexpressible
2000 Melody of Certain Damaged Lemons
2000 Melodie Citronique [EP]
2002 Fake Can Be Just As Good [Japonya Bonus Parçaları]
2004 Elephant Woman [Single]
2004 Misery Is a Butterfly
2004 Equus [Single]
2005 The Secret Society Of Butterflies [EP]
2007 23

Önerilerim

Misery Is a Butterfly
Silently
SW
Spring And By Summer Fall
Dr. Strangeluv
My Impure Hair
Elephant Woman
23
The Dress


Blonde Redhead web: http://www.blonde-redhead.com/
Blonde Redhead Myspace: http://www.myspace.com/blonderedhead

Tüm metin kyn. wikipedia


"The Beatles"


Dünyada müziğiyle çığır açmış, bugünkü bir çok müzik kalıbının da yaratıcısı olarak müzik tarihinde yerini almış efsanevi rock grubu “The Beatles"ın tüm üyeleri Liverpool’da doğan 4 müzisyendir.

John Lennon (Gitar, Vokal): 1960 - 1970
Paul McCartney (Bas Gitar, Vokal): 1960 - 1970
George Harrison (Gitar, Vokal): 1960 - 1970
Ringo Starr (Bateri, Vokal): 1962 - 1970
Stuart Sutcliffe (Bas Gitar): 1960 - 1961
Pete Best (Bateri): 1960 - 1962

Grubun ilk temelleri 1956 yılında John Lennon’un Pete Shotton ile birlikte kadrosu sürekli değişimlere maruz kalacak bir grup kurmasıyla atılmıştır : “The Quarryman”.
1957 yılında gruba Bill Smith ve Lennon’un bir partide tanışıp birlikte çalma düşüncesi paylaştığı Paul McCartney dahil olur.

1958’de George Harrison’ın gruba katılmasıyla ilk demo hazırlanır. Demoda “That'll Be the Day” adlı bir cover parça, ve McCartney / Harrison bestesi In Spite of All the Danger yer alır.

Ne yazık ki bu grubun ömrü fazla sürmez. 1959’da dağılır, Harrison başka bir gruba dahil olur ancak Lennon-McCartney ikilisi beraber çalmaya devam eder. Grup kadrosunda değişiklikler yaşandığı gibi grubun ismini belirlemek de kolay olmamıştır.Önce "The Silver Beetles" gibi isimleri denemeye başlarlar. Grup daha sonra The Beetles adıyla çalmaya devam etmek isterken Paul McCartney'nin önerisiyle ritim anlamına gelen "beat" sözcüğüne gönderme olsun diye grup The Beatles adını alır.

The Beatles önceleri Almanya’da çalmaya başlar.Ancak çeşitli sebeplerle sınırdışı edilir ve müziğe İngiltere’de yine değişmiş kadrolarıyla devam ederler.
1962’de Ringo Starr’ın davula dahil edilmesiyle ilk single “Love Me Do” yayınlanır ve oldukça ilgi görür.Bu şarkının listelere girişinin hemen ardından yayınlanan “Please Please Me” listelerde 2.liğe kadar çıkarak grubun bununla yetinmeyeceğini ve yeni başarılara imza atacağını gösterir.

İlk albümünü 1963’te yayınlayan grup uzun saçları, kostümleriyle dönemin moda anlayışını değiştirir ve olağanüstü ilgi görür. Yayınladıkları I Want to Hold Your Hand şarkısı grubun Amerikada da tanınmasına ve sevilmesine yol açar.
Giderek dinleyici kitlesini genişleten ve büyüten Beatles 1964 yılında ilk filmini çeker.

Konserler, albümler, sansasyonlar ve çılgın hayran kitlesi bu grubu göklere çıkarır. Müzikal anlamdaki farklılıkları, ilginç sözleri, harika ritimleri ve hiç duyulmayanları çalmaları kısa sürede tüm dünyada tanınmalarına sebep olur.Yapımcı kuruluşlardan rekor sayıda ödül alırlar.Hatta Kraliçe II Elizabeth bile bu grubu O.B.E. (Order Of The British Empire) nişanı ile ödüllendirir.
Grup üyeleri The Beatles ile dünya çapında başarı kazanır, bazı eleştirmenler tarafından dünyanın gelmiş geçmiş en iyi grubu olarak nitelendirilirler.

Tüm ihtişamı ve hayranlarıyla sayısız başarıya imza atan Beatles, 1966’da “Revolver”, 1967’de ise Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band albümleriyle müzikal kimliğinde değişim yolunu seçer ve rock tonları daha ağır basan Psychedelic müzik tarzında şarkılar yayınlayarak bu tarzın öncüleri olurlar. O dönemlerde yaygın olarak kullanılan uyuşturucuların da etkisiyle müziğe daha farklı bir boyut ve düşünceyle bakmanın getirisi olarak da yorumlanabilir.
(Örneğin Lucy in the sky with diamonds şarkısına akrostiş penceresinden baktığımızda ya da “yellow submarine” ve “tomorrow never konws” şarkılarını dinlediğimizde uyuşturucunun belirgin etkileri açıkça görülüyor.)

1967 Ağustos’unda bu düzensiz yaşamın ve uyuşturucuların etkileri keskin bir şekilde kendini gösterir grubun menejeri Brian Epstein uyuşturucu yüzünden hayata veda eder.Akabinde de Beatles 1967 ve 1968’de ilgi görmeyen iki film çeker. Filmlerden beklenilenleri alamak bir yana grup içinde anlaşmazlık ve kavgalar giderek büyümeye ve daha büyük sorunları beraberinde getirmeye başlar.Bir süre Hindistan’a giden grup üyeleri oradan döndüğünde menajer değişikliliğine gitmek ister.

Paul McCartney’in istediği menejer yerine diğer grup üyeleri Allen Klein'da karar kılınca sorunlar daha da büyür. Klein’in para çaldığının ortaya çıkmasıyla grup üyeleri eski bağlarını yitirmeye başlar.

Beatles son konserini 1969 yılında izinsiz olarak bir çatıda verir.Polis zoruyla aşağı indirilen grup üyelerinden John Lennon’ın Yoko Onno ile evlenerek 20 Eylül 1969’da gruptan ayrıldığını da açıklaması müzik dünyasına bomba gibi düşen bir haberdir.
Son albüm 1970 yılında “Let it be” adıyla yayınlanır ve 10 Nisan 1970'de McCartney basın toplantısı ile grubun dağıldığını açıklar.
Böylece efsane grup Beatles dağılır…

John Lennon, Tam kariyerinde yeniden yükselmeye başladığı bir dönemde, akli dengesi yerinde olmayan Mark David Chapman adında bir Beatles hayranı tarafından 8 aralık 1980'de New York’taki dairesinin önünde öldürülerek yaşama veda eder, Harrison ise 29Kasım 2001'de kansere yenik düşer.

Müzikal anlamda adeta çığır açan, bir çok tarzın benimsenmesine, denenmesine hatta şu an varolmasına sebep olan yaratıcı 4 müzisyen bana göre de müzik tarihinde çok büyük bir yere sahiptir.




Albümler:

İngiltere Albümleri

• Please Please Me (1963)
• With the Beatles (1963)
• A Hard Day's Night (1964)
• Beatles For Sale (1964)
• Help! (1965)
• Rubber Soul (1965)
• Revolver (1966)
• Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band (1967)
• The Beatles (1968)
• Yellow Submarine (1969)
• Abbey Road (1969)
• Let It Be (1970)

Amerika Albümleri

• Introducing... The Beatles (1964)
• Meet the Beatles! (1964)
• The Beatles' Second Album (1964)
• A Hard Day's Night (1964)
• Something New (1964)
• Beatles '65 (1965)
• The Early Beatles (1965)
• Beatles VI (1965)
• Help! (1965)
• Rubber Soul (1965)
• Yesterday… and Today (1966)
• Revolver (1966)
• Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band (1967)
• Magical Mystery Tour (1967)
• The Beatles (1968)
• Yellow Submarine (1969)
• Abbey Road (1969)
• Let It Be (1970)


Beatles ile ilgili


Bir döneme damgasını vuran İngilizlerin unutulmaz Beatles topluluğunun tarihi kalın
çizgileriyle şöyle:

7 Temmuz 1940: Richard Starkey, nam-ı diğer Ringo Starr doğar.
9 Ekim 1940: John Lennon dünyaya gelir.
18 Haziran 1942: Paul McCartney doğar.
25 Şubat 1943: George Harrison dünyaya gelir.
Temmuz 1957: Paul John’la tanışır, onun gitar tekniğine hayran kalır.
Şubat 1958: Paul George’u John’a tanıtır. Stu Sutcliffe basçı olarak gruba katılır ve
grubun adının The Silver Beetles olmasını önerir.
Temmuz 1960: Silver Beetles adı The Beatles’e çevrilir.
1961: Ringo gruba katılır.
Şubat 1962: Brian Epstein Beatles’in meneceri olur.
Ekim 1962: Grubun ilk 45’liği çıkar: Love Me Do.
1965: Yesterday yayınlanır. Paul’un bu bestesi, radyolarda en çok çalınan parça olur.
1966: Revolver albümü yayınlanır. Albüm, 1999’da Q dergisi yayıncıları ve okurları
tarafından “bütün zamanların en iyi rok albümü” seçilir.
Şubat 1966: John Lennon, Beatles’ın İsa peygamberden daha popüler olduğunu söyler.
30 Ağustos 1966: Beatles, son konserini San Fransisco’da verir.
Temmuz 1967: Sergent Pepper’s Lonely Hearts Club Band albümü çıkar.
30 Ocak 1969: Beatles, müzik yayınevi Apple şirketinin çatısında beklenmedik bir
konser verir.
22 Ağustos 1969: John, Paul, George ve Ringo, son kez birlikte Titenhurst parkında
fotoğraf çektirirler.
10 Nisan 1970: Paul artık albüm yapmayacaklarını açıklar.
8 Aralık 1980: John Lennon New York’ta öldürülür.
29 Kasım 2001: George Harrison kanserden ölür.

Önerilerim

She Loves You.
All My Loving
I Want to Hold Your Hand.
And I Love Her
A Hard Day's Night
Ticket To Ride.
Drive My Car.
Got To Get You Into My Life.
Eleanor Rigby
Here, There and Everywhere.
Blackbird.
Ob La Di- Ob La Da.
Revolution
Let it be
Strawberry Fields Forever
Yesterday
yellow submarine
While My Guitar Gently Weeps
Hey Jude
Come Together
Here Comes the Sun


The Beatles web: http://www.thebeatles.com/
Th Beatles Myspace: http://www.myspace.com/thebeatles
John Lennon: http://johnlennon.com/
Paul McCartney: http://paulmccartney.com/
George Harrison: http://georgeharrison.com/
Ringo Star: http://ringostarr.com/




Metni yazarken başvurduğum kaynaklar
www.ntvmsnbc.com
www.thebeatles.com
dökümanlarım


"Eski günlere özlem : Teoman"



Lise yıllarımda keşfettiğim “mirage” grubunun bir vokalisti vardı; uzun saçları ve siyah hakim tarzına rağmen beni asilikten uzak sakin bir ruh taşıdığına inandıran adam : Teoman Yakupoğlu…
O zamanlar müzik kanallarının sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi hele İnternetin adı bile yoktu, müzik dergileri çok daha kaliteliydi üstelik satış kaygısı üzerine basılmazdı.
Bu nedenle o meşhur Orhan veli şiiri “Harbe Giden Sarı Saçlı Çocuk”u şarkılaştıran mirage grubunun şarkısını denk gelirse dinlemek zorunda kalırdık.

Meşhur Roxy Müzik Günlerinin 1996 ayağında, bu sakin ruhu olduğuna inandığım adam Teoman, bir şarkıyla en iyi beste ödülünü aldı. Bu şarkı aynı zamanda 1996’da piyasada olan ilk Teoman albümünün de çıkış parçası oldu:”Ne ekmek ne de su”…
Klibinde görür görmez saçlarını iyi ki kestirmiş dediğim ve bir 15 yaş edasıyla aşık olduğum Teoman’ı sıkı takip etmeye o günlerde başladım, ardından bu aşk sadece her albümünü alıp eskitinceye dek dinlemeye ve arşivlemeye, canlı performansını izlemeye, şarkılarının sözlerini adeta şiir gibi dinlemeye dönüştü.
Son yıllarda ardı arkası gelmeyen skandallarını, ruhundan dışarılara çıkıp adeta kayboluşunu, şarkılarındaki derin karamsar temayı (özellikle bk. En Güzel Hikayem) ve bence eskiyi asla yakalayamayan müzik kalitesini gördükçe şu an sadece “hala çok iyi söz yazıyor, üstüne kimseyi tanımıyorum” dediğim biri haline dönüşen Teoman’ı daha yakından keşfetmek istedim.
Buyurun Türkçe Rock’ın başlangıcına tohumları ekip ardından penceresinin ardına geçip izleyen adamın benim kalemimden hikâyesine…

20.11.1967’de Giresun’da doğan Teoman, 2,5 yaşında babasını kaybeder. Kültür kolejini bitirdikten sonra Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümünü tercih eder. Yüksek lisansını ise İstanbul Üniversitesinde hayatında her dönem birinci sırada ilgi gösterdiği “Kadınlar” üzerine yapar. Tezinde Kadınların Çizgi Romanlardaki Rolü’nü araştıran Teoman sonraki yıllar kadın temasını sadece şarkılarında değil albüm kartonetlerinde bile kullanacak, çektiği filmlerde dahi bu tema üzerinden yola çıkacaktır.
1986’da mirage grubuyla profesyonel müzik hayatına başlayan ve Roxy Müzik Günlerinde en iyi beste ödülünü “Ne ekmek Ne de Su” şarkısıyla alan Teoman yine 1996’da kendi adını taşıyan ilk albümünü yayınlar.
Dağılan volvox grubu üyelerinden Özlem Tekin’in vokaliyle hayat bulan “Papatya” ciddi bir patlamayla radyolarda çalınmaya ve Türkçe Rock müzikle aç dinleyiciyi buluşturmaya başlar.
"Papatya”nın yanı sıra albümdeki tüm sözlerde bir farklılık göze çarpar, çok derin ve sağlam sözlerle dinleyiciyi tanıştıran Teoman özellikle “Mutlu aşk varsa da mutlu son yoktur”,“Gözyaşıysa sevdiklerin, en en çirkini, en fakiri,yanmıyorsa yorgun lambam ısıtmazsa, karton evim.”, “Kimin kimin bu sessiz eller mor halkalı yaralı gözler, kıyılarıma vuran sen misin?” diyerek “Hey George versene borç,aboneyim abone,hadi yine iyisin” gibi çocukluğumuzda beynimize kazınan Türkçe müzik sözlerinin yaralarına merhem olur.
Çok beklenen ve iyice tanınıp hayran kitlesini oluşturmaya başladığı albüm olan “O”;NR1 müzik etiketiyle 1998’te piyasaya sürülür.”Sus konuşma”, “O”, “Bazı Yalanlar”, “Yağmur”, Bir Orhan Atasoy klasiği olan “Gemiler”,Ahmet Erhan şiiri “Oğul” gibi hitler barındıran albüm Teoman’ın en iyi diyebileceğimiz albümlerinden biri olur.
"O” albümünün şöhretiyle 3.albümü merakla beklenen Teoman, 2000 yılında yine NR1 müzik etiketiyle “17”yi müzik marketlerin raflarına taşır. Yıllar sonra Müslüm Gürses’in dahi seslendireceği “Paramparça”, “17”, Ajda Pekkan klasiği “Uykusuz Her Gece”, Şebnem Ferah düeti “İki Yabancı”, “Sürpriz”, “Rüzgar Gülü” şarkılarıyla başarılı çıkışını sürdürerek konserlerin,festivallerin aranan ismi haline gelir. “17” albümünün bir diğer özelliği de cover şarkılara yer vermeye başladığı ilk albüm olmasıdır.
“17” albümünden bir yıl sonra 2001’de erken diye tabir edilebilecek 4.albüm “Gönülçelen” ve Remixlerden oluşan (Uykusuz her gece,rüzgar gülü,iki yabancı) ikinci albümle dinleyiciyle buluşur. Bana göre gölgede kalan albümlerinden olmasına karşın içinde “Gönülçelen”, “İstanbul’da sonbahar”, Barış Manço klasiği “Anlıyorsun değil mi ?”, “İstasyon İnsanları”, Özdemir Erdoğan Klasiği “Sevdim Seni Bir Kere”yi barındıran ve dinleyicinin “diğer albümlerden daha mı karamsar, yoksa daha mı romantik” sorularını sorarak dinlediğim bir albümdür. Daha sonra bu albümdeki “İstanbul’da Sonbahar” şarkısının remikslerinin yayınlandığı bir albüm daha çıkartır.
2002’de Sinan Çetin’in yönetmenliğini üstlendiği film “Romantik”te oyunculuğu deneyen ve film müziklerini besteleyen Teoman,”Mumya Firarda” ve “Banka” filmlerinden de oynayarak oyunculuğun burada bitmeyeceğine dair sinyalleri vermeye başlar.
NR1 müzikten ayrılarak Avrupa Müzik’e geçişinin ilk ürünü olan ve ilk albümle aynı adı taşıyan 5. albüm “Teoman” 2003’te piyasada yerini alır. “Senden Önce Senden Sonra”, “Kupa Kızı Sinek Valesi”, Barış Manço klasiği “Kol Düğmeleri”, “Rapsodi İstanbul”, Cem Karaca’nın unutulmaz şarkısı “Resimdeki Gözyaşları”, “Kıskançlık” albümdeki en dinlenesi şarkılar arasındadır.
2004 yılında senaryosunu yazıp yapımcılılığını yaptığı “Balans ve Manevra” filminde oyunculuk sergileyen ve filmin müziklerini yapan Teoman, bu filmden beklediği ilgiyi göremez.

Bu arada en iyi şarkılarının bir arada toplandığı “Best of Teoman” albümü ve farklı vokal tekniklerini kullandığı, baştan sona karamsar diye tabir edilebilecek, ancak gerek sözler gerekse melodik alt yapı değerlendirildiğinde oldukça sağlam bir albüm olan “ En Güzel Hikayem”i 2004’te yayınlar.
Bu albüm belki de şahsım adına baştan sona şarkı atlamadan dinleyebileceğim son Teoman albümü olma özelliğini taşır.
Ölmek için en güzel günün seçildiği “Güzel Bir Gün”, erotik sözleriyle basında sıkça yer bulan “Duş”, sözleriyle mükemmelliği yakalayan “Bugün”, intiharın vazgeçiş noktasını çağrıştıran “Ayna”, iyi irdeleme ürünü olan “İnsanlar” ve “Parti”, klasik Teoman ezgileri taşıyan “..dedi Annem” ve Şebnem Ferah düeti olan “En güzel Hikayem”le iyi yönde bir değişimin müjdesini verir.
Ancak müzikal anlamdaki bu değişim pek de uzun sürmez, 2006’da vasat diye nitelendirebileceğim 8. albüm “Renkli Rüyalar Oteli” karşımıza çıkar. “Renkli Rüyalar Oteli”,"Aşk Kırıntıları”, “Dursun Dünya”, “İki Çocuk”, “Kim” dışında alışılagelen Teoman şarkılarından uzak bir çizgi çizer bizlere.
Bu albümle birlikte basında Teoman sıkça görülmeye başlar. Alkolle ilgili problemi olduğu haberleri yazılır, gece kulüplerinden çıkış görüntüleri ne yazık ki bu iddiaları yalanlamaz, 2007 yılında bir gazeteciyi yumrukladığı haberi gündeme düşer, 2008’de bir kaset yüzünden tehditler aldığını söyleyerek polise başvurur. Gece kulüplerindeki kadınlarla birlikte görüntüleri, alkollü çekimleri, sahnede sigara ve birayla çıkmasının eleştirilmesi bugüne kadar müziğiyle gündeme gelen Teoman’ın artık müzikten çok özel hayatıyla gündeme geldiğinin kanıtı durumundadır.
Yıllar önce “Ün” kavramından hoşlanmadığını hatta ilk albüm kapağında belli belirsiz bir fotoğraf konulmasını da buna bağladığını söyleyen Teoman, ilerleyen yıllarda“ün” kavramının belki de bir bakıma ateşini üzerinde hissetmiş olacak ki müziğiyle gündeme gelmediği bir dönem geçirir.
2007 yılında farklı sanatşıların Teoman şarkılarnını seslendirdiği “Söz ve Müzik Teoman yayınlar. .Bu albümler birlikte yine bu sene içinde Bülent Ortaçgil-Teoman konserlerinin canlı performans albümü de müzik marketlerde yerini alır.
Teoman 2008 yılında Uzay Heparı isimli ünlü besteci anısına hazırlanan albümde “Serserim Benim” adlı şarkıyı seslendirir.
Basında çıkan tüm bu olumsuzluklara rağmen yeni işlerini merakla beklediğimiz Teoman, 2009 yılında fazlaca karamsar diye nitelendirdiği hatta kimi basında son albüm olarak gösterilen “İnsanlık Hallerini”ni yayınlar.
“Sevişirdik bazen”, “Çoban Yıldızı”, “Galatada Rıhtımda” “Mavi kuş ile küçük kız” ve Elif Şafak’ın ilk şarkı sözü demesi olan “Uçurtmalar” ile balad tadında bir şarkıyla eskisi gibi olamasa da yine de müzikal anlamda sağlam bir geri dönüş yapar.
Çoban Yıldızı klibinin yönetmenliğini de üstlenen Teoman, bu kliple-şarkıyı gerçekten güzel birleştirerek dinleyicilere “belki de yeniden” dedirtir.
Bu yılın başlarında "Ruhun Sarışın" adlı remix albümüyle müzik marketlerin raflarında görünse de çıkışı eskisi gibi olamaz.
İstanbul’ın Cihangir semtinde oturan ve şarkılarında hayattan ve beyoğlu’ndan ilham aldığını söyleyen Teoman "En İyi Şarkıcı","En İyi Söz Yazarı","En İyi Albüm" gibi kategorilerde sayısız ödülün de sahibidir.

Albümler

Teoman (1996)
0 (1998)
Onyedi (2000)
Gönülçelen (2001)
Teoman (2003)
En Güzel Hikayem (2004)
Renkli Rüyalar Oteli (2005)
İnsanlık Halleri (2009)

Remixler (2001)
İstanbul’da Sonbahar Remixler (2002)
Best of Teoman (2004)
Söz ve Müzik Teoman (2007)
Balans ve Manevra Film Müzikleri (2005)
Romantik Film Müzikleri (2007)
Teoman-Bülent Ortaçgil Konser Albümü (2007)
Ruhun Sarışın (2010)

Önerilerim

Papatya
Sessiz Eller
Vur Sen Beni
Yollar
Hiç Kimse Bilmez
O
Bazı Yalanlar
Yağmur
Oğul
Sus Konuşma
Rüzgar Gülü
Gündüz Tarifesi
Sürpriz
İstanbul'da Sonbahar
İstasyon İnsanları
Hayalperest
Senden Önce...
Kupa Kızı Sinek Valesi
Saat 3:00
Rapsodi İstanbul
Kıskançlık
Mektup
Güzel Bir Gün
Bugün
İnsanlar
Parti
Dursun Dünya
İki Çocuk
Sevişirdik Bazen
Çoban Yıldızı
Uçurtmalar

Teoman web : http://www.teoman.com/
Teoman Fan : http://www.teomanpano.com/


Metni yazarken başvurduğum kaynaklar
web sitesi
http://www.anatolianrock.com/
Evdeki albümlerim ve dokümanlarım.


"My Brightest Diamond"

Muhteşem sesi, enstrümanistliği, söz yazarlığı ve müzikal yeteneğiyle bezediği çalışmalarıyla bizleri kendine hayran bırakan Amerikalı bir kadın Shara Wordven ve onun projesi "My Brightest Diamond".
Opera, indie, rock ve daha farklı pek çok tınıyı bir araya getirerek kendine has bir tarz yaratmayı başaran Wordven, ilk kaydını 1998 yılında üniversitede okurken "Word" adıyla yayınladı.
Ardından çeşitli ülkeler gezdi, müzikal çalışmalarına devam etti,farklı müzisyenlerle yeni deneyimlere imza attı. Illinoismakers elemanı olarak Sufjan Stevens ile birlikte çalıştı.
"My Brightest Diamond" ise tarihi çok da geçmiş yıllara dayanmayan, 2006 yılında ilk albümleriyle tanıştığımız bir indie-rock grubu.
Grup tanışma merasiminin yapıldığı "Bring Me the Workhorse" ile oldukça beğeni toplayarak bir yıl sonra "Tear It Down" adlı remiks albümü piyasaya sürdü.
Remiks albümünün ardından yine bir yıllık kısa bir bekleyişle "A Thousand Shark’s Teeth"le bizi buluşturarak kulalarımızın pasını aldı.
Inside a Boy, From The Top Of The World single'ları ile konumlarını daha da sağlamlaştıran grup pek çok müzik etkinliğinde de yer alarak iyi bir dinleyici kitlesi edindi.

Albümler

Bring Me the Workhorse (2006)
Tear It Down (2007) - remiks
A Thousand Shark’s Teeth (2008)

Single

Inside a Boy
From The Top Of The World (2008)

Derlemeler

"Lucky" from the OKX: A Tribute to OK Computer compilation (2007)
"Tainted Love" from the Guilt by Association Vol. 2 compilation (2008)
"Feeling Good" from the Dark Was the Night collection (2009)

Önerilerim

Inside a Boy
We Were Sparkling
Something Of An End
Dragonfly
Feeling good
Gone Away
Golden Star

My Brightest Diamond web: http://www.mybrightestdiamond.com/

My Brightest Diamond Myspace: http://www.myspace.com/mybrightestdiamond


Related Posts with Thumbnails